Münih Komünistler davasında yargılanan Dr. Banu Büyükavcı için yazılan ’Benim Hücrem Büyük Bir Bahçeydi’’Kitabı tanıtıldı

Nürnberg : ASM Meclis üyemiz ve SÜRGÜN Dergisi yazarlarından olan Dr. Banu Büyükavcı için yazılan ( Meine Zelle war ein großer Garten) kitabının tanıtımı dün Ver.di Sendikası tarafından kalabalık bir kitlenin ve Alman ve Türkiyeli basının katılımıyla gerçekleştirildi.

İki yıl önce yazımına başlanan ‘’Benim Hücrem Büyük Bir Bahçeydi’’ (Meine Zelle war ein großer Garten) adlı kitabın tanıtımı 20.09.2023 tarihinde Ver.di Sendikası tarafından gerçekleştirildi. Geniş bir kitlenin katılımıyla gerçekleşen toplantıyı, daha önce başlatılan sınırdışı davasına karşı yürütülen ‘’Banu kalmalı’’ kampanyasının örgütleyicisi, ver.di sendikası yöneticilerinden  Ulli Schneweiss yönetti. Kitap yayımlanması için bağış kampanyasını üstlenen Doğa Dostları (Naturfreunde) derneği yöneticisi ve kitabın editörü Manfred Eiselt ‘’Biz sadece doğa yürüyüşleri yapan bir dernek değiliz. Derneğimiz Nazi faşizmine karşı komünistlerin kurduğu bir dernektir ve bu nedenle Banu Büyükavcı ile dayanışma içindeyiz ‘’sözleriyle başlayan konuşmasını gerçekleştirdi.

Starfruit adlı Yayınevi sahibi Manfred Rothenberger’e  bu kitabı neden yayınlandığı soruldu. ‘’Banu benim eşim ile aynı klinikte doktor olarak çalışmakta. Tutuklamaları duydum ve davayı, mahkemeleri yakından takip ettim. Daha sonra ‘’Banu kalmalı’’ kampanyası çerçevesinde düzenlenen nöbet eylemlerine katıldım. Almanya’da böyle bir adaletsizliğin, haksızlığın olmasını anlamakta zorluk çektim ve arka yüzünü anladıktan ve 3 yıl cezaevinde kalan Banu’yu tanıdıktan sonra, bu durumun kitaplaştırılmasına karar verdim’’ diyerek sözü kitabın yazarı Marian Wild’e devretti. ‘’Banu ile uzun görüşmeler yaptık. Yaşadıkları hiç de kolay değildi ve özellikle tecrit sürecinde sevdiği şair ve yazarların eserlerinin ona ne kadar güç verdiğini anlattı. Türkiye’de göçlü bir devrimci sanat geleneği oldıuğunu farkettim ve Türkiyeli en sevilen en iyi sanatçıların neredeyse hepsinin cezaevlerinde yattığını öğrendim. Bu sanatçıların yaşamlarını ve Almanca ve İngilizce’ye çevrilmiş eserlerini okudum. O zaman Banu’yu daha iyi anladım. Bu davanın Almanya’da yaşanması ve bu haksızlığa karşı büyük bir öfke duydum’’ dedi ve konuşmasını kitaptan bölümler okuyarak sonlandırdı.

Banu Büyükavcı’nın Avukatı Yunus Ziyal davanın hukuksal boyutuna dikkat çekerken ‘’Banu nasıl bir müvekkildi?’’ sorusuna karşılık ‘’Davada yargılananların hepsinin tavissiz bir duruşu vardı. Banu için de bunu tartışmam bile. Ama onun önemli bir özelliği gücünü, inancını ve neşesini bir an bile kaybetmemesiydi. Avukat ziyaretlerinde, tecrit altındayken bile morali çok yüksekti ve biz ona moral vereceğimize, o bize moral verirdi. Başka müvekkillerimle karşılaştırdığımda gerçekten en sıra dışı müvekkilim Banu’’ cevabını verdi.

Banu Büyükavcı ‘’Kitap kolektif örgütlenen bir sürecin ürünü oldu. Bu kitapla faşist T.C. nin karakteri,  tarihi ve buna karşı mücadele edenlerin nelere maruz kalabildikleri,  daha önemlisi de Almanya’da nasıl bir dava yürütüldüğü ortaya konmakta. Bu gerçeklerin bir Alman yayınevi tarafından kitaplaştırılması ve kitabın Almanca olması çok önemli’’ diye başladığı konuşmasını sınırdışı kararının geldiğini açıklayarak sonlandırdı. Katılımcılar sınırdışı kararının haksızlığına vurgu yaparak, tepki ve öfkelerini dile getirdiler.

 

Ulli Schneweiss TKP/ML davasının baz alındığı 129 a ve b yasalarının kaldırılması için sendika olarak mücadele edeceklerini ve sınırdışı kararının kaldırılması için imza kampanyası başlattıklarını bildirerek tanıtım toplantısın sonlandırdı.

Toplantıda SÜRGÜN Dergisinin  6. sayısının dağıtımı da gerçekleştirildi.

 

 

 

 

43 kez okundu.

Check Also

“Sürgün ve Kadınlar” – Engin Erkiner

Avrupa Sürgünler Meclisi ( ASM ) Yürütme ve Yayın Kurulu üyelerimizden Engin Erkiner tarafından “Sürgün …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir