Basına ve kamuoyuna :DOĞAN ÖZGÜDEN YALNIZ DEĞİLDİR!

10931199_10153432757288641_5208640186434205991_nDink2015 (1)

1990 sonrasında Avrupa’daki Türkiye değişti. Eskiden oturdukları yerden sadece resmi törenler için çıkan elçiler ve konsoloslar artan oranda Türkiyelilerin bütün faaliyetlerine katılmaya başladılar. Türkiye Cumhuriyeti devleti çok sayıda sivil görünümlü kurumla bütün Avrupa ülkelerinde örgütlendi.

1990 sonrasında Türkiye, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri için sadece uzaktaki değil aynı zamanda içerdeki bir ülkedir. Türkiye gericiliği değişik kurumlarıyla Avrupa’nın bir iç olgusu durumuna geldi.

1980’li yıllarda Avrupa ülkelerindeki sürgünlerin başlıca karşıtı konsolosluklardı. Pasaportlara el koyarlar, muhalifliği bilinenlere zorluk çıkarırlardı.

Sonraki yıllarda durum değişti. Türkiyeli sürgünlerin karşısına konsolosluklar artık ender olarak tek başlarına çıkıyorlar. Ülkücü kuruluşlar, dinci dernekler, Atatürkçü adını taşıyan örgütlenmeler ve benzerleri, TC’nin resmi kurumlarıyla işbirliği içinde sürgünlerin politik etkinliğine karşı mücadele ediyorlar.

Son örneği Belçika’da Doğan Özgüden’e karşı yürütülen kampanyada görebiliyoruz.

Bu yıl, Ermeni soykırımının 100. yılı ve Doğan Özgüden de yıllardan beri bu soykırımı anlatan ve etkili de olan bir gazetecidir.

Yıllardan beri çok kişi tarafından yürütülen faaliyet yavaş da olsa sonuç veriyor. Papa ve Almanya Cumhurbaşkanıyla Meclis Başkanı 1915’i soykırım olarak nitelendirdiler.

Tarihçiler bu konudaki kararlarını çoktan vermiş bulunuyor ve şimdi söz konusu olan bu kararın politik olarak da onaylanmasıdır.

TC’nin resmi ve birlikte faaliyet gösterdiği sivil kurumlar, Ermeni soykırımından söz edilmezse 1915’in de unutulacağını sanıyorlar. Otuz yıl önce böyle bir ihtimalden söz edilebilirdi ama artık çok geçtir. Soykırım tanınmıştır ve gittikçe de daha fazla tanınacaktır.

Doğan Özgüden çabasında yalnız değildir. Avrupa ülkelerinin tümünde az ya da çok sayıda bulunan siyasi sürgünler ve çalışmak amacıyla buraya gelip yerleşen demokrat insanlar Türkiye’deki rejimi ve onun buraya kadar uzanan baskılarını teşhir ve protesto ediyorlar.

Eksiklerimize rağmen bu çabanın etkisiz kalmadığını karşımızdakinin öfkesinden anlamak mümkündür.

Doğan Özgüden yalnız değildir. O’nu susturamayacağınız gibi, Avrupa’nın neredeyse her yerleşim biriminde bulunan benzerlerini de susturamazsınız.

İftira ve karalamalar konusunda AKP’nin ne kadar gelişmiş olduğunu biliyoruz.

Aldırmadan yolumuza devam edeceğiz…

Ermeni soykırımının tanınması konusunda bugün ulaşılan düzeyde Doğan Özgüden’in yıllardan beri sürdürdüğü faaliyetin açık rolü vardır.

Bu role sahip çıkıyoruz ve daha da ileriye götürmeye çalışıyoruz.

Doğan Özgüden’e yönelik son kampanyayı gazeteciler, aydınlar, sanatçılar ve yazarlar, sürgünler olarak protesto ediyoruz.

Bizi susturamayacaksınız!

467 kez okundu.

Check Also

Celal BAŞLANGIÇ Köln`de Sonsuzluğa Uğurlandı

Sürgünde bir yürek daha sustu! Yıllarca basın özgürlüğü için mücadele eden Celal BAŞLANGIÇ’ı dünya basın …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir