SÜRGÜN ÜLKESİ MEKSİKA

           

İspanya iç savaşında Cumhuriyetçiler yenildiklerinde kitle halinde Pirene dağları üzerinden Fransa’ya geçerler. Franco faşizmi yakaladığı cumhuriyetçiyi öldürmektedir. Fransa’da değişik kamplarda kalırlar. Naziler Franco’nun müttefikidir ve Guernica kentinin bombalanarak yıkılması Alman savaş uçaklarının eseridir. Nazilerin Fransa’yı işgal etmeye başlamalarının ardından işbirlikçi Petan yönetimi ülkedeki cumhuriyetçilerin Franco’ya teslim edilmesini hedefleyen görüşmeler yapmaya başlar. Fransa’ya gelen cumhuriyetçiler tahminen 150 bin kişidir.

            Meksika hükümeti Fransa’ya başvurarak bu insanların tümünü alabileceğini belirtir ve bu amaçla Fransa’ya üç gemi gönderir.

            Cumhuriyetçilerin ne kadarı Fransa’dan sonra ikinci sürgün ülkeleri olan Meksika’ya gitmiştir, bilinmiyor. Bir bölümü Fransa’da kaldı ve direnişe (Resistance) katıldı. Meksika ek olarak Fransa’da bulunan ve Hitler faşizminden kaçan Almanlara da vize vererek ülkesine alacaktır.

            Bu yıllarda Şili’de çalışma bakanı olan Salvador Allende’nin girişimiyle Fransa’ya bir gemi gönderilir ve buradaki mültecilerin bir bölümü Şili’ye taşınır.

            O yıllarda gemi yolculuğu yaklaşık üç ay sürmektedir.

            Anna Seghers ve ailesi de gemiyle Meksika’ya gidenler arasındadır. Burada diğer Alman sürgünlerle birlikte Özgür Almanya adlı bir dernek kurarlar ve dergi çıkarırlar. Derneğin kongresine Meksika cumhurbaşkanı olan general temsilcisini gönderir ve kongreyi selamlar. Ek olarak birkaç bakan da kongreye katılacak ve konuşacaktır. Meksika halkı sürgünleri hemen benimser ve aralarında iyi bir ilişki oluşur.

            Anna Seghers’in bazı yapıtları İspanyolcaya çevrilir.

            Seghers’in Almanya’ya dönmesinin ardından 1948-1949’da Haiti’yi konu alan öyküleri “Die Hochzeit von Haiti” adıyla kitaplaştırılır.

            Sürgünlerin ne kadarı Meksika’da kaldı, ne kadarı döndü, bu konuda bilgi bulunmuyor. Yerli nüfusla ilişkilerinin iyi olmasından hareketle önemli sayıda sürgünün Meksika’da yerleştiği düşünülebilir.

            Meksika yönetimi bu sürgünlere kolayca vatandaşlık vermiştir.

            Bu insanlar çift sürgün yaşarlar; önce Fransa, ardından Meksika.

            Isabel Allende “Dieser weite Weg” romanında üçlü sürgünü anlatır: İspanya’dan Fransa’ya, oradan Şili’ye ve Pinochet darbesinin ardından Venezüella’ya…

            İspanyolların aynı dili konuşan Meksika ve Şili gibi ülkelere gitmeleri bu sürgüne klasik sürgünlükten değişik özellikler kazandırmaktadır.

            Sürgün içinde çeşitlilik barındıran bir belirlemedir ve her sürgünlük özeldir, diğerlerine benzemez.

Engin Erkiner

3 kez okundu.

Check Also

SÜRGÜN ÖRNEKLERİ (1) : HANNAH ARENDT

Arendt’in Wir Flüchtlinge (Biz Sürgünler) adlı yazısı 1943’te İngilizce olarak yayımlandı ama ancak kırk yıl …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir