Hrant Dink katledilişinin 16. yılında Nürnberg’te anıldı

Nürnberg Villa Leon bahçesinde Hrant anısına dikilen barış ağacı altında saat 17.30 da yapılan saygı duruşuyla anma etkinliği başladı.
Saygı duruşu ardından, Salona toplanan kitleye hitaben  ASM`ninde bileşeni olduğu “Hrantın dostları Platformu Nürnberg” adına Hoşgeldiniz konuşması türkçe ve almanca olarak gerçekleştirildi.
Açılış konuşması ardından Şair- Yazar Habib Bektaş`ın yolladığı selamlama mesajı kitleye duyuruldu.
16 yıldan buyana düzenlenen Hrant Dink`i anma etkinliğinde bu yıl “Hafıza Yetersiz” adlı Ümit Kıvanç`ın yaptığı dokümanlar film gösterildi.
Kalabalık bir kitlenin katıldığı etkinlikte , Hrant`ın kendi ağzından yaptığı açıklamalar ve değerlendirmelerin bazı bölümlerinde duygulu anlar yaşandı.
Ermeni milliyetine mensup bir devrimci sosyalist olan Hrant Dink’in devletçe hedefe koyulduğu ve faşist tetikçilerin görevlendirilmesiyle katledilmesine uzanan süreci de konu edinen Almanca altyazılı belgesel film, ”Hafıza Yetersiz” beğeni topladı.

Etkinlikte yapılan konuşmanın metni şöyle:

“Değerli Dostlar, Sevgili Kardeşler,

Hepinizi HRANT`IN DOSTLARI PLATFORMU NÜRNBERG Bileşenleri  olan ;

Avrupa Göçmen Emekçiler Birliği (AGEB), Avrupa Göçmen İşçiler Federasyonu (AGİF), Alevi Kültür Merkezi (AKM), Avrupa Sürgünler Meclisi (ASM), Almanya Türkiyeli İşçiler Federasyonu (ATİF), Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF), Medya Halkevi, Ermeni Cemaati Erlangen, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP),  KOM-KAR, BİR-KAR ve destek sunan  tek tek  yazar, sanatçı, aydın ve  dostlarımız adına  devrimci duygularımızla ve sevgiyle selamlıyoruz.

HOŞGELDİNİZ….

Dostlar,

Ülkemiz coğrafyasında iktidar olan  egemen güçler tarih boyunca uyguladıkları tekçi  ve şoven  politikalara devam ediyorlar. Zor, baskı, katliam ve tutuklama günlük yaşamın bir parçası durumunda. Türkiye hapishaneleri  muhaliflerle tıka basa dolu. Kürt ulusu ve halkın politik temsilcileri ve seçilmişleri hukuksuzca zindanlarda esir tutuluyor. Haklı ve meşru olan özgürlük arayışına devlet, sınır ötesinde kimyasal silahlar ve gazlar kullanarak insanlık suçları işliyor. İşçilerin hak arayışı ve grev hakları TC Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yasaklanıyor. Gerici yobaz tarikatlar iktidar tarafından kollanıyor, çocuk yaşta evlilikler, tacizler, tecavüzler, kadın cinayetleri artan dozda yükseliyor. Üniversitelerde genclerin mücadelesi baskıyla engelleniyor. Adalet iktidarın cenderesi altında. Her türlü  Hak arayışı polis copu ve tutuklamalarla karşılaşıyor. Türk devletinin tüm gerici burjuva partileri „milli ve yerli“   türkçülük argümalarıyla tekçilikte ve inkarcılıkta ortaklaşarak, her milliyetten halkımıza karşı ortak cephedeler.

İşte, bu politik iklime karşı,  yaşadığı süreçte Türk devletinin tekçi – ırkçı politiklarına karşı çıkan, ezilen halkların kardeşliğini ve barışını savunan Hrant DİNK, 1915 de Ermenilere, Süryanilere yönelik soykırımı, daha sonrasında, Komünistlere, Rumlara, Pontuslara, Kürtlere ve Alevilere dönük kitlesel katliamları, sürgün ve tehcırlerle işlenen insanlık suçlarıyla yüzleşilmesi ve mahkum edilmesine yönelik çabası, konuşmaları, yazıları nedeniyle faşist tekçi odakların hedefi haline gelmiş, devletin yönlendirmesi, gözyumması, kollamasıyla bir tetikçi görevlendirmiş ve bundan 16 yıl önce  Hrant`ımızı hunharca katletmişlerdir.

Hrant`ın kalleşçe katledilmesi sonrası gördük ve tanık olduk ki;  Katil ile Türk bayrağı altında poz veren Jandarma, İstihbarat ve devlet yetkilileri adeta zafer edasıyla Hrant`i vuran katilin başını okşuyorlar ve ödüllendiriyorlardı.

1915`de soykırıma uğrayan bir ulusun geride kalan az sayıdaki çocuklarına yönelik yapılan bu ve benzer saldırılar, Hrant DİNK şahsında, Türk egemenlerinin tarihsel Ermeni düşmanlığının devamlılığına ve şovenizme işarettir.

Tekçilikle bezenmiş baskıcı ve yok sayıcı devlet politikaları bugünde  faşist AKP ve MHP Kliği iktidarıyla Türkiye`de sürmektedir.

Ezilen halklara, milliyetlere ve inançlara yönelik olarak süren Şovenizmle, ırkçılıkla ve faşizmle;  dünyanın her yerinde mücadele etmeliyiz.

Yüreği insanlık, eşitlik, adalet, özgürlük için atan ve sömürüsüz, baskısız, barış içinde yaşanılabilir bir dünyanın yaratılması için çaba sarfeden tüm kesimlerce anılan HRANT DİNK`i bu yıl  Nürnberg`de HRANTİN DOSTLARI PLATFORMU olarak  Sevgili ÜMİT KIVANÇ` ın yaptığı HAFIZA YETERSİZ Filmini göstererek anıyoruz.

HRANT DİNK `İ UNUTMAYACAĞIZ,

FAŞİST KATİLLERİ BİR KEZ DAHA LANETLİYORUZ!

YAŞASIN HALKLARIN ÖZGÜR; TAM HAK EŞİTLİĞİ TEMELİNDE KARDEŞLİĞİ, DAYANIŞMASI VE ORTAK MÜCADELESİ !”

*

Liebe Freundinnen und Freunde,

Ich möchte euch alle erneut im Namen der Plattform Hrants Freunde Nürnberg begrüßen. Die Plattform besteht aus folgenden Organisationen:

Avrupa Göçmen Emekçiler Birliği (AGEB), Avrupa Göçmen İşçiler Federasyonu (AGİF) , Avrupa Sürgünler Meclisi (ASM), Almanya Türkiyeli İşçiler Federasyonu (ATİF), Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), BİR – KAR (Iscilerin Birligi – Halklarin Kardesligi), KOMKAR (Kurdistan Kultur Zentrum), Nürnberg Alevi Kültür Merkezi (Alevitische Gemeinde Nürnberg e.V.), Medya Volkshaus e.V. Uns unterstützen Schriftsteller, Künstler, Intellektuelle und Freunde.

WILLKOMMEN….

Freunde

Die türkische Regierung setzt die Kontinuität und Geschichte der Mächte, die schon früher auf dem Staatsterritorium der heutigen Türkei gewaltet haben, fort.

Gewalt, Unterdrückung, Massaker und Verhaftungen sind Teil des täglichen Lebens. Die Gefängnisse der Türkei sind voll mit Politischen Gefangenen. Die kurdische Opposition, ihre politischen Vertreter und gewählten Repräsentanten werden unrechtmäßig in Gefängnissen gefangen gehalten. Der Staat begeht Verbrechen gegen die Menschlichkeit, indem er chemische Waffen und Gase grenzüberschreitend gegen das gerechte und legitime Streben nach Freiheit einsetzt. Das Recht der Arbeiter und Angestellten, ihre Rechte einzufordern und zu streiken, wird von Präsident Erdoğan untersagt.

Die reaktionären und frauenfeindlichen Gruppen werden von der Regierung begünstigt, Kinderheiraten, Belästigungen, Vergewaltigungen und Morde an Frauen sind auf dem Vormarsch. Der Kampf der jungen Menschen an den Universitäten wird durch Unterdrückung verhindert. Die Justiz ist in der Hand der Regierung. Jede Suche nach dem Recht wird mit Polizeiknüppeln und Verhaftungen beantwortet. Die Meinungs- und Pressefreiheit wird mit Gefängnis- und Geldstrafen versucht zu unterdrücken. Die reaktionären bürgerlichen Parteien, versuchen Stimmen über die vermeintliche Zugehörigkeit zu einem “Türkentum” zu gewinnen, während sie gegen die fortschrittlichen Kräfte ankämpfen.

In diesem politischen Klima prangerte Hrant DINK, der sich zu Lebzeiten gegen die rassistische Politik des türkischen Staates wandte und für die Brüderlichkeit und den Frieden der unterdrückten Völker eintrat, den Völkermord an den Armeniern und Assyrern im Jahr 1915 sowie die Massaker an Kommunisten, Griechen, Pontiern, Kurden und Aleviten an. Aufgrund seiner Bemühungen, Reden und Schriften, die Verbrechen gegen die Menschlichkeit, die durch Deportationen und Abschiebungen begangen wurden, zu konfrontieren und zu verurteilen, wurde er zur Zielscheibe von Faschisten, die unter Anleitung, Duldung und Schutz des Staates einen Auftragskiller beauftragten und Hrant vor 16 Jahren brutal ermordeten.

Nach der heimtückischen Ermordung von Hrant sahen wir, wie die Gendarmerie, der Geheimdienst und Staatsbeamte, die mit dem Mörder unter der türkischen Flagge posierten, dem Mörder, der Hrant erschossen hatte, den Kopf tätschelten und ihn belohnten.

Diese und ähnliche Angriffe gegen die wenigen verbliebenen Kinder eines Volkes, das 1915 dem Völkermord zum Opfer fiel, zeigen die Kontinuität der historischen Armenierfeindschaft der Machthaber.

Eben diese Haltung setzt sich mit der Regierung, bestehend aus AKP und MHP fort. Und in diesem Jahr, wenn die Wahlurnen nach Deutschland kommen, wird man auch wieder hier versuchen uns zu spalten. Das lassen wir nicht zu, wir wehren uns gegen Rassismus und Ausbeutung genauso in Deutschland, wie wir uns auch mit den demokratischen und fortschrittlichen Kräften in der Türkei solidarisieren.

Wir gedenken HRANT DINK, dessen Herz für Menschlichkeit, Gleichheit, Gerechtigkeit und Freiheit schlägt und an den sich all jene erinnern, die sich für die Schaffung einer Welt einsetzen, auf der in Frieden ohne Ausbeutung, Unterdrückung und Krieg gelebt werden kann. Wir gedenken heute Hrant indem wir in diesem Jahr den Film Hafısa yetersiz von ÜMİT KIVANÇ in Nürnberg zeigen.

WIR WERDEN HRANT DINK NICHT VERGESSEN,

WIR VERURTEILEN DIE FASCHISTISCHEN MÖRDER ERNEUT!

ES LEBEN DIE FREIEN VÖLKER; BRÜDERLICHKEIT, SOLIDARITÄT UND GEMEINSAMER KAMPF AUF DER GRUNDLAGE DER VOLLEN GLEICHBERECHTIGUNG!”



41 kez okundu.

Check Also

SÜRGÜNDE MÜCADELECİ KADIN OLMAK – Nuray Bayındır

Sürgün insanın iradesi dışında ülkesinden, doğduğu coğrafyadan, bağlı bulunduğu topluluktan uzaklaştırılmasıdır. İnsanın sevdiklerinden, yaşadığı ortamdan, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir