Paris`te “12 Eylül, Yılmaz Güney ve Sürgünler”sempozyumu gerçekleştirildi

PARİS : 9 Eylül 2023 de Yılmaz Güney ve Ahmet Kaya mezarları başında anıldı.
Sürgün yaşamlarında hayatlarını kaybeden Yılmaz Güney ve Ahmet Kaya Paris Komünarlar mezarlığında ASM`ninde içinde olduğu devrimci, demokrat kurumlar ile aydın ve yazarların katıldığı, kalabalık katılımın olduğu bir etkinlikle anıldı.
Saat 13.00`de saygı duruşuyla başlayan etkinlik, düzenleyici kurumlar adına ( ACTİT, ADKM, ASM, Bir-Kar, Odak, Öncü Partizan, Paris ADHK, Partizan, PDD ) yapılan konuşmayla devam etti. Konuşmanın bitiminde katılan kitle “Devrim Şehitleri Ölümsüzdür!” sloganını  haykırdı.

ASM adına da YILMAZ GÜNEY şahsında tüm Sürgünde yitirdiklerimiz ile devrimci mücadelede ölümsüzleşen, tüm özgürlük, devrim ve sosyalizm mücadelesinde hayatlarını kaybedenleri anan bir konuşma gerçekleştirildi. Sürgün yaşamlarında hayatlarını kaybeden Nazım Hikmet`ten İbrahim Okçuoğlu`na , Sakine Cansız`dan Nubar Yalım`a, Teslim Töre`den, Enver Karagöz`e, Garbis`den, Garip Şahin`e, Ufuk Bektaş Karakaya`dan, Gökhan Harmandalıoğlu`na … tüm devrimci değerlerimizi sahiplenen konuşmada; aynı gün yapılacak olan Avrupa Sürgünler Meclisi (ASM) tarafından ” 12 Eylül, Yılmaz Güney ve Sürgünler” konulu Sempozyuma çağrı ve katılım daveti yapıldı.
Yılmaz Güney`in mezarı başında yapılan anma töreni sonrası ASM üye ve bileşenleri tarafından Ahmet Kaya`nında mezarı ziyaret edilerek, Kürtçe olarak türkü ve besteler yapma arzusu ve talebini dile getirdiği için tekçi faşist kesimlerce linç edilmeye çalışılan ve ülkesini terkederek Pariste sürgünde hayatını kaybeden sanatçı Ahmet Kaya şahsında da Türkiye ve Kürdistan`da sanat üzerindeki faşist baskılar ve devlet politikaları teşhir edildi.  Faşizme karşı devrimci mücadelenin büyütülmesi çağrısıyla; ” Mücadele sürüyor, Sürecek, Kahrolsun faşizm, Yaşasın Devrimci Mücadelemiz!” denildi.

Paris`te  “12 Eylül, Yılmaz Güney ve Sürgünler”sempozyumu gerçekleştirildi

12 Eylül faşist darbesinin günümüze etkileri ve siyasi iktidarın bugünkü baskı politikaları, Demokratik devrimci toplumsal muhalefete yönelik baskı, Kürt ulusuna, azınlık milliyetlere ve Alevi toplumuna yönelik, kuruluşundan günümüze tekçi devlet politikalarının devam ettiğine yönelik ASM tarafından düzenlenen Sempozyumlardan biride geçen yıl Köln`de gerçekleştirilmişti. Bu yılda Yılmaz Güneyi anma ve Paris kentinde yaşayan Sürgünlerle buluşmayı amaçlayan “12 Eylül, Yılmaz Güney ve Sürgünler” Sempozyumu Paris`te başarıyla gerçekleştirildi.

Sempozyumda Avrupa Sürgünler Meclisi eş sözcüsü Mahmut Özkan kısa bir açılış konuşması gerçekleştirerek, ASM`nin Türkiyedeki İHD benzeri bir platform olduğu ve herkese açık olduğu belirtilerek, kurumlara ve kişilere katılım çağrısı yapıldı.

Sempozyuma davetli olan konuşmacılar;  Nuran Maraşlı, Muzaffer Doyum, Hasan Şensoy, Orhan Dilber ve  Metin Ayçiçek` i  davet ederek Sempozyum başlatıldı. Metin Cansız çıkış yasağı sebiyle, Doğan Özgüden ve İnci Tuğsavul ise kaza geçirmelerinden kaynaklı sağlık sebebiyle Sempozyuma katılamadılar.

İlk söz Nuran Maraşlı`ya verildi. Maraşlı, 12 Eylül askeri faşist cuntasının hapishanelerde uyguladığı işkence ve zulümler üzerine Mamak ve Diyarbakır hapishanelerinde tüm tutsaklara ve özelde kadın tutsaklara yönelik Esat Oktay Yıldıran adlı faşist devlet görevlisinin sadiştçe yaptığı işkence metodlarını, kendi yaşadıklarını olanca açıklığıyla anlatmasıyla tüm dinleyiciler hüzünlendi ve etkilenerek gözyaşlarını tutamayanlar oldu. Faşizme karşı öfkenin ve mücadele azminin arttığı bu konuşma sonrası kısa bir ara verildi.

Muzaffer Doyum yaptığı konuşmada, Yılmaz Güney´le Pariste geçirdiği süreci ve Güney`in devrimci azmi, çalışkanlığı ve yaşamından örnekler anlattı. Yılmaz Güney´in Türkiye devrimci hareket için çok büyük bir kayıp olduğunu belirtti.

Orhan Dilber, avrupa`da yaşayan politik mültecilerin , devrimcilerin bulundukları ülkelerin mücadelesine aktif katılarak, müdahil olması gerektiğini ve bu potansiyelin , Türkiyeli ve Kürdistanlı politik kesimlerde bilinç ve deneyim olarak var olduğuna, bunun örgütlenmesi gerektiğine yönelik vurgular yaptı.

Metin Ayçiçek, Türkiye`de işkence tarihi üzerine son süreçte yaptığı Menegeneler adlı çalışması boyunca egemen sınıfların ve faşist doktorların insan üzerindeki deneylerinden örnekler sundu ve 12 Mart döneminde kendisinin yaşadıklarını anlattı. Sürgünlük tarifi ve Sürgünler mücadelesinin genel hedeflerinde faşizme ve ülkede süren mücadeleye katkı için ortaklaşan bir hatta buluşarak birlikte mücadele yürütmeye yönelik çağrı yaptı.

Hasan Şensoy, Nuran Maraşlı`nın anlarrtıkları ve yaşadıklarını Türkiye ve Türkiye Kürdistan hapishanelerinde yaşananların bir parçası olduğunu belirtti. Baskı ve yaptırımlara karşı Hapishane direnişlerinden örnekler verdi. Faşizme karşı edilen hesap sorma yeminlerinin ne yazıkki hem kendileri hemde devrimci kesimlerce yerine getirilememiş olmasının yarattığı ezikliği yaşadığını belirterek, faşizme karşı direnen , Kürt Gerillası ve mücadelesinin çok önemli tarihi bir değeri vardır dedi. Bu mücadeleye karşı eleştirileri öne çıkarmak yerine, Kürt ulusal mücadelesine destek ve dayanışma içinde olmak gerektiğine vurgular yaptı.

Sempozyum konuşmacılarının sunumları ardından dinleyici kişilere söz hakkı verildi. 20 kişi söz alarak görüş belirterek, öneri ve sorularını sordular. Sıcak havaya rağmen Sempozyumda yapılan söyleşi ve değerlendirmelere olan ilgi yüksekti. 4 saat süren Sempozyum sorulan sorulara ve konuşmalara yönelik olarak konuşmacıların verdiği cevaplar ardından Sempozyum moderatörü tarafından konuşmacılara ve katılımcı devrimci çevrelere ve dinleyiciler teşekkür edilerek, ASM faaliyetlerine destek ve dayanışma çağrısıyla sonlandırıldı.
Verilen aralarda, Sempozyumun içeriği ve konuşmaların öğretici olduğu yönünde değerlendirmeler oldu. Sempozyumda; ASM Yürütme kurulu üyelerinden Engin Erkiner, Turgay Çelik, İbrahim Atmaca, Alattin Çelik, Enver Enli , Sait Akgül, ASM meclis üyelerinden Ali Uğur, Filiz Çelik, Sevinç Ayçiçek yer alırken yazar ve sürgünlerden Recep Maraşlı, Nuray Şen,  Hüseyin Balkır, Aziz Demirel de dinleyiciler arasında bulundu. Sempozyum, uzun yıllardır birbirini görme fırsatı olmayanların buluşmasına da vesile oldu.

70 civarında bir dinleyicinin katıldığı Sempozyum, verimli ve canlı bir şekilde gerçekleşti.

 

 

 

318 kez okundu.

Check Also

T.C. TARİHİ SÜRGÜN VE KATLİAMLAR TARİHİDİR !

T.C. TARİHİ SÜRGÜN VE KATLİAMLAR TARİHİDİR ! Türk Devletinin kuruluşundan günümüze kadarki 100 yıllık tarihi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir