Avrupalı sürgünler olarak 12 Eylül Faşist Cuntasını bir kez daha lanetliyoruz !

 

 

12eylul

Kamuoyuna duyurumuzdur!

 

Demokrasiyle tanışamamış bir ülkenin egemen sınıflarının Türkiye halklarının boynuna taktığı esaret zincirinin halkalarından sadece biridir 12 Eylül 1980 askeri darbesi. Ve biz Avrupalı sürgünler olarak bir kez daha lanetliyoruz bu kanlı tarihi!

Zira bu tarih 1908’den beri darbelerden kurtulamamış bir demokratik kültür yoksunluğunun tarihidir.

Zira bu tarih egemen ulus ve egemen inanç dışında hiçbir halka, inanç topluluğuna ya da farklı yaşam tercihlerine özgür yaşam olanağı tanımamış bir tekçi iktidar anlayışının kanlı tarihidir.

Zira bu tarih, özgürlük istemlerinin egemenlerin karabasanı olduğu, halklar üzerinde soykırımların, katliamların, bütün farklılıkların inkar ve imhasının mübah sayıldığı bir egemenlik anlayışının tarihidir.

Zira bu tarih sömürgeci kapitalizmin kanla yazılan tarihidir.

Ve halkların barış içerisinde bir arada özgürlük içinde yaşamaları sevdası nedeniyle sürgünlerde yaşamaya mahkum edilenler; yani özgürlük sevdası için sevgililerini terk etmek zorunda kalanlar, bu çocukluk hayallerini asla terk etmemeye kararlı olarak, sürgün topraklarında karşılıyorlar bir 12 Eylül’ü daha.

34 yıl geçti Türkiye Cumhuriyeti’nin başta ABD olmak üzere emperyalist güçlerin teşviki, onayı ve desteğiyle gerçekleştirdiği 12 Eylül’ün kanlı askeri darbesinden bugüne. Sadece 50 idamı ve gözaltında ya da hapishanelerde “doğal olmayan” ölüm raporuyla sessizce gömülen 229 katli hatırlasak bile zulmün dehşetinin büyüklüğünü anlayabiliriz. Ne var ki zulüm bitmedi. 12 Eylül sonrasında topluma da bir alt bilinç olarak yerleşen zulüm kültürü, iktidarların birbirine milli bayrak devriyle AKP iktidarına kadar geldi ve kökleşti.

Bir halklar mezarlığı olan Türkiye bununla yetinmedi. Şimdi Türkiye, egemen ulus dışındaki halklar için, işçi sınıfı ve kadınlar için, özellikle Kürt çocukları ve özgürlük talepli herkes için bir toplu mezarlığa evrilmiştir.

Ve bugün iktidar güçleri Türkiye halklarıyla adeta alay ediyor. 12 Eylül generallerini yargılama komedisi, saray soytarılarının günlük şaklabanlıkları düzeyini aşamadı. Mahkum edildiği söylenen 12 Eylül Anayasası, AKP-Devleti’nin uygulamalarında daha da sertleşerek devam ediyor. Bu tiyatroda, ne 12 Eylül idamları ve katliamlarından, ne sonrası gerçekleştirilen on sekiz bini aşkın fail-i devlet olan aleni sokak infazlarından tek söz edilmemiştir.

Biz sürgünler ülkemizdeki demokrasi ve özgürlükler mücadelesinde özgürce yer almak için ülkemize geri dönmek istiyoruz!

Kendi çektiklerimizin kişisel intikamını almak için değil, 12 Eylülcülerden hesap sorarak, bir daha o topraklarda ne askeri darbelerin, ne sivil iktidarların katliamlarının olmaması için mücadele etmek amacıyla özgürce dönmek istiyoruz kendi topraklarımıza. Ama bugün dahi devlet, sürgünlere boyun eğdirmeye çalışıyor. Onları özgürlük ve demokrasi mücadelesinden tek tek kopararak soyutlamaya ve mücadeleyi bütünüyle tasfiye etmeye çalışıyor.

Bizler, son örneğini Avrupa’da Muzaffer Acunbay ‘da yaşadığımız, sürgünde bile İnterpol kararlarıyla tutuklamaları ortadan kaldırmak için mücadele etmek için geleceğiz!

12 Eylül sistemini kökten yok etmek için geleceğiz!

Özgürlüklerimizi yeniden kazanmak için geleceğiz!

Devletin komşularını işgal planları içinde olmayı reddederek, vicdani ret hakkımızı dayatarak geleceğiz!

Biz 12 Eylül rejiminin arka planını ve yapısal nedenini oluşturan neo-liberal ekonomik politikanın bu ülkenin tüm işçileri, emekçileri, esnafı, küçük işletmecilerini sürüklediği cehenneme alkış tutanları insanlık adına lanetlemek için geleceğiz!

Avrupa Sürgünler Meclisi olarak bunun mücadelesini vereceğiz ve yüz yıllık sürgünlük tarihinin bütün acılarını adalet duygularımızla eriterek, özgürlükle taçlandırarak, özgür halkların yaşayacağı geçmişimizin ve geleceğimizin biricik ütopyasıyla süsleyeceğiz.

Kahrolsun 12 Eylüller ve dünyanın bütün 12 Eylülcü sistemleri!

 

Avrupa Sürgünler Meclisi

Yürütme Kurulu

 

 

834 kez okundu.

Check Also

ASM Yürütme Kurulu 9. Toplantısı Gerçekleşti

Dünyada emperyalistler arası savaş ve işgallerin sürdüğü, silahlanmaya yönelik askeri bütçelerin artırıldığı, 16-18 Şubat tarihleri …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir