Çorum’dan Köln’e bir direniş-sürgün öyküsü…

 

riza

PERWER YAŞ 11.04.2013

Avrupa’da, özellikle de Almanya’da taksi şoförlüğü Kürt, Türk, İranlı ve Arap devrimcilerinin ortak kaderi, çoğu zaman sürgünde filizlenen ikinci hayatlarında sarıldıkları vazgeçilmez meslektir. Çünkü en basitinden mücadeleyle geçen o zorlu geçmişlerinin diploma-sertifika karşılığı yoktur ve devrimcilikten taksi şoförlüğüne kolayca yatay geçiş yaparlar. Zaten geceleri sabahlamaya, bin bir çeşit insanla yolculuk yapmaya da alışmışlardır.

9 Nisan Salı günü Almanya’nın Köln kentinde direksiyon başında kalp krizi geçiren İbrahim Satılmış da o devrimcilerdendi. Köln’de yaşayan Kürdistanlı ve Türkiyeli göçmenlerin İbo yoldaşı, 1962 yılında Çorum’un Alaca ilçesine bağlı Büyükkeşlik köyünde dünyaya geldi. Kürt Alevlerinin yaşadığı köy Çorum’un ve İç Anadolu’nun dedeler ocağı olarak biliniyor.

İlkokulu Büyükkeşlik köyünde okuyan, ortaokulu Çorum’ da Eti Ortaokulunda tamamlayan İbrahim Satılmış, Çorum Endüstri Meslek Lisesi son sınıf öğrencisiyken, genç bir delikanlıyken, kendisini sosyalist mücadelenin orta yerinde, sokak çatışmalarında buldu. Okulu bırakıp devrimci mücadeleyi seçen İbrahim Satılmış, 16 yaşındayken, 1978 yılında SGB Çorum il yöneticisi olarak görev yaptı.

ÇORUM BARİKATLARI…

Bu arada 12 Eylül’ün de ayak sesleri duyuluyordu. Faşistler artık hiç çekinmeden kolluk güçleriyle kol kola geçip devrimci avına çıkıyordu. 28 Mayıs 1980 gecesi başlayıp Temmuz’a kadar süren, 60 civarında devrimcinin katledildiği ve yakın tarihe “Çorum katliamı” olarak geçen o günlerde barikatların arkasında o da vardı. Arkadaşları daha saldırının ilk gecesinde onun sergilediği direnişi ileriki yıllarda uzun uzun anlatacaktı.

12 Eylül askeri cunta rejimi tarafından aranmasına rağmen, siyasi faaliyetlerini değişik şehirlerde devam etti. Türkiye ve Kürdistan’ın karanlığa gömülmek istendiği o günlerde, 15 Nisan 1981 günü bir grup arkadaşı ile beraber Ortadoğu sahasına çıktı.

Soluğu Filistin’de, o dönem dünya devrimcilerinin uğrak yeri olan Bekaa Vadisi’nde alan İbrahim Satılmış, orada diğer Kürt ve Türk devrimcilerle tanışma şansı yakaladı; Abdullah Öcalan, Kemal Pir ve Mahsum Korkmaz… 1981-1984 yılları arasında İsrail askerlerinin Filistin kamplarına ve yerleşim bölgelerine giriştiği katliama karşı, Ortadoğu Demokratik Cephe saflarında aktif bir gerilla olarak yer alan Satılmış, bu savaşın son bulması ile Şam’a gitti.

1980’lerin ortasında ise Almanya’nın Köln kentine siyasi bir mülteci olarak sığınmak zorunda kaldı. Ama burada da demokrasi ve özgürlük mücadelesini sürdürdü. Bu arada Türkiye vatandaşlığından atılan Satılmış, uzun yıllar Alevi ve göçmen kuruluşlarda aktif şekilde çalıştı.

ALEVİ DERNEKLERİNİ ÖRGÜTLEDİ

1994 yılında 24 sayısı çıkan “Alevi Halk Gerçeği” dergisinin kuruculuğunu ve yayın yönetmenliğini yaparken, Almanya’nın değişik kentlerinde çok sayıda Alevi derneğinin açılmasına da öncülük etti. Bir dönem Hedef Gazetesi Avrupa Temsilciliği de yapan İbrahim Satılmış, uzun bir süre inşaat işçiliği ve büfe işletmeciliği yaparak hayatını sürdürdü. Türkiye Almanya İnsan Hakları Derneği (TÜDAY)’ın da yönetim kurulu üyesiydi. Fatoş Satılmış ile evlendi, Sinan isminde bir de oğlu vardı.

İbrahim Satılmış ile geçtiğimiz Şubat ayında tanışma fırsatım oldu ve Avustralya’daki Kürt göçmenlere ilişkin kendisiyle söyleşi yapmayı planlanlamıştım. Zira son aylarını Avusturalya’da geçirmiş ve kısa bir sürede orada da sevilen bir “İbo yoldaş” olmuştu. Heyecanla oradaki Kürtlerin de büyük bir Newroz kutlamasına hazırlandığını aktarmış, hatta gece yarısı ara-sıra saatine bakıp “Şimdi Japonya’da sabah oldu, uyanık kalayım belki oradaki yurtseverler arayabilir” diyordu.

Elinde ise “Barikatlar Düşerken” isimli bir kitap çalışması vardı. Kitapta Çorum’dan başlayıp sürgünde devam eden devrimci mücadelesini, geçtiği barikatları anlatıyordu. 51 yaşında, ani ölümüyle sevenlerini ve mücadele arkadaşlarını yasa boğan Satılmış’ın kitabı önümüzdeki hafta çıkacak.

İbrahim Satılmış, yarın Köln’den Çorum’a doğru yola çıkacak. Sürgünler, bir dava insanı ve bir ‘eski tüfek’i daha aramızdan alırken, Köln’deki Kürtlerin “İbo hevali” Ren nehrinin mülteci kıyısını terk edip Kızılırmak’la buluşacak… Geride ise şair Metin Altıok’un “İster sevgili, ister dost olsun/ Ayrılık vakti gelip çattı/ Sakın gizleme/ omuzdan kesilmiş bir çaresiz kolsun” dizelerinde anlattığı gibi bir ölümün ve sürgünün daha izdüşümü kalacak. -PERWER YAŞ – (ANF) 11.04.2013

721 kez okundu.

Check Also

“Sürgün ve Kadınlar” – Engin Erkiner

Avrupa Sürgünler Meclisi ( ASM ) Yürütme ve Yayın Kurulu üyelerimizden Engin Erkiner tarafından “Sürgün …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir