AVRUPA SÜRGÜNLERİ ÖNCELİKLE NE YAPMALI?

enginfoto2

enginfoto2

12 Eylül’den bu yana 33 yıl geçti. Aslında 12 Eylül sürgünlüğü 12 Eylül 1980’de değil, daha öncesinde başlar. Ülkede aranır durumda olduğu için çok sayıda kişi 12 Eylül öncesinden başlayarak Avrupa ülkelerine, özellikle Almanya’ya geldi. 12 Eylül sonrasında bu sürgün bir dönem büyük boyutlara ulaştı. Bir ara durulur gibi oldu, ardından Kürtlerin sürgünü başladı.

12 Eylül sonrasında gelenlerin bir bölümü, özellikle 141. ve 142. maddelerin kalkmasının ardından 1990’lı yılların ilk yarısında geri döndü. Yerlerine fazlasıyla başkaları geldi ve aradan en az 33 yıl geçti…

Klasik sürgünlükten farklı olan bu tarihle ilgili oldukça az doküman bulunuyor. Avrupa ülkeleriyle ilgili yapılan çalışmalar esas olarak göçmen işçileri dikkate almış, siyasileri de –dikkate almışlarsa eğer- bu kapsam içinde değerlendirmişler.

Türklerin ve Kürtlerin Avrupa ülkelerine sürgünü klasik sürgünlükten oldukça farklıdır.

Sürgünlük öncelikle gelinen ülkeye yabancılık ve dilsizlik, iletişimsizlik demektir.

Türkler ve Kürtler bunların ikisini de yaşamadılar. Kendilerinden önce Avrupa ülkelerine gerek işçi gerekse de politik mülteci olarak gelmiş çok sayıda insan vardı. Bu nedenle ne yabancılık ne de dilsizlik yaşamadılar.

Latin Amerika ülkelerinden Avrupa ülkelerine gelmek zorunda kalmış politik sürgünler için bunun tersi geçerlidir.

Sürgünler Platformu’nun öncelikle yapması gereken, sürgünün envanterini çıkarmaktır. Sürgün sayısı fazla olduğu ve uzun bir zaman da geçtiği için bunu yapmak hiç kolay değildir. Envanterden kastım sürgünlükle ilgili her çeşit bilginin toplanmasıdır.  Buna sürgünün ontolojisi de diyebilirsiniz.

Başlangıç tarihini 12 Eylül 1980 olarak alırsak; 33 yıl boyunca Türkiyeli politik sürgünler Avrupa ülkelerinde ne yapmışlar?

Bu soruyu çok sayıda alt kategoriye ayırmak mümkündür. Bazıları sıralanacak olursa:

–      Avrupa ülkelerinde hangi dernekler, federasyonlar kuruldu? Bunların yöneticileri kimlerdi?

–      Avrupa ülkelerinde hangi sol örgütler faaliyet gösterdiler?

–      Hangi örgüt yayınları ve ne kadar süreyle çıktı?

–      Kültür-sanat dergileri yayınlandı mı? İsimleri ve hangi süreyle yayınlandıkları…

–      Sürgünde hayatını kaybedenler… Sadece yılmaz Güney ve Ahmet Kaya değil, herkes…

–      Avrupa sürgünlerinin yazdıkları kitaplar…

Bunlar ilk aklıma gelenler ve maddeler fazlasıyla çoğaltılabilir.

Kürt sürgünlerle ilgili olarak bazı özel maddelerin eklenmesi de gereklidir. Örneğin Avrupa ülkelerinden gidip savaşta hayatını kaybedenler gibi…

Almanların 1930’lu ve 1940’lı yıllarda yaşadıkları sürgünlük tarihine bakarak bizde nelerin eksik olduğunu bulmak zor değildir.

Kim, nereye gitmiş ve ne yapmış? Kitaplarından mektuplarına kadar neredeyse her şey var. Geniş bir dökümantasyon bulunuyor. Bizde ise, 33 yılda Avrupa ülkelerinde sürgünler hangi yayınları çıkardılar? gibi bir sorunun bile doğru dürüst cevabı bulunmuyor.

Avrupa Sürgünleri Ansiklopedisi hazırlamak için yeterli zenginlikte bir tarih var, ama doküman az…

Bu büyük işe bugün başlamaya karar versek, en az beş hatta on yıl alır.

Geç kaldıkça bu büyük envanterde yer alması gerekenlerin bir bölümü için ölümlerinin ardından yazmak gerekli olacaktır.

Hoş bir durum değildir ama zaten oldukça geç kalınmış durumdadır…

 

615 kez okundu.

Check Also

“Sürgün ve Kadınlar” – Engin Erkiner

Avrupa Sürgünler Meclisi ( ASM ) Yürütme ve Yayın Kurulu üyelerimizden Engin Erkiner tarafından “Sürgün …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir