Almanya’da “12 Eylül’den Günümüze Türkiye” Sempozyumu Düzenlendi

ASM Köln Sempozyumu “12 Eylül’den Günümüze Türkiye”

Almanya’da “12 Eylül’den Günümüze Türkiye” Sempozyumu Düzenlendi

Doğan Özgüden, “vatansızlaştırma aslında Türkiye`de gelmiş geçmiş tüm iktidarların fıtratında vardır.”

Berivan Aymaz, “Almanya Türkiye ilişkilerinde çok ciddi bir dönüm noktası yaşanıyor ve ilişkiler eskiye dayalı biçimde sürmeyecek.”

Banu Güven, “özgürlük bir gazeteci olarak bana çok iyi geldi ancak uzun süre “sürgündeyim” diyemedim.”

Metin Ayçiçek, “yurtdışına çıkışın algılanmasına yönelik yorumlara karşı kendimi anlamlı, değerli ve önemli bulduğumu söylüyorum.”

Aysel Ocak, “İkbal Eren`den alıntıyla “mezar yoksa yas bitmiyor.”

12 Eylül Askeri Darbesi’nin 42. yılında Avrupa Sürgünler Meclisi (ASM) tarafından Köln`de gerçeklesetirilen ve ASM Eş Sözcüsü Mahmut Özkan`ın moderatörlüğünü yaptığı etkinlikte, Berivan Aymaz (Yeşiller Milletvekili), Banu Güven (Gazeteci), Aysel Ocak (Cumartesi Anneleri aktivisti), Doğan Özgüden (Sürgünde Gazeteci) ve Metin Ayçiçek (ASM Eş Sözcüsü) kouşmacı olarak katıldılar. Açılışta Devrimci 78’liler Federasyonu`nun katkısıyla Utanç Müzesi`nin bir sinevizyon gösterisi de sunuldu.

Köln de “Müze Bürgerhaus” da, 17 Eylül Cumartesi günü düzenlene sempozyum ilgiyle izlendi.

Yarım asırdır sürgünde mücadele veren gazeteci Doğan Özgüden, vatansızlaştırma aslında Türkiye`de gelmiş geçmiş tüm iktidarların fıtratında olduğunu söyledi. Nazım Hikmet`i 1951 yılında DP iktidarının, Prof. Fahrettin Petek`i de 1961 yılında Milli Birlik Komitesi`nce türk vatandaşlığından çıkarıldıklarını hatırlatarak, ermeni, yahudi ve rumların vatandaşlıktan çıkarılmalarını anımsatarak yakın tarihin yüzkızartıcı sayfaları olarak söz etti. Özgüden 11 Aralık 1988`de Köln`de Şerefettin Kaya, Enver Karagöz, Gültekin Gazioğlu ve Dursun Akçam`ın katkılarıyla 12 Eylül rejimine karşı uluslararası mahkeme kurulduğunu anımsatarak, 18 Aralık 2010 yılında da 12 Eylül faşist askeri darbesini yargılama girişimlerine vurgu yaptı. Doğan Özgüden ayrıca vatandaşlıktan atma 12 Eylül`den sonra yoğun şekilde uygulanmışsa da, Ecevit hükümeti döneminde bakanlar Hilmi İşgüzar, Hasan Fehmi Güneş`in girişimleriyle vatandaşlıktan atma karalarının yürürlüğe konulduğun hatırlattı. Özgüden son olarak Türkiye`de yaklaşan seçim sürecine bağlı olarak sürgünlerin gündeme getirilmesine yönelik çabaların yoğunlaştırılmasını önerdi.

NRW Yeşiller Milletvekili ve Eyalet parlementosu ikinci başkanı Berivan Aymaz da konuşmasına Özgüden`in vurguladığı 1979 Nisan`ında yürürlüğe sokulan devlet güvenliğini tehlikeye sokmak gerekçesiyle işlerine son verilen ve vatandaşlıktan çıkarılan bir babanın kızı olarak kendi kişisel tarihinden de söz etti. Aymaz, Almanya`da mültecilerin aldığı red kararlarında Türkiye`nin bir hukuk devleti gibi değerlendirilmesini de eleştirdi. Milletvekili Berivan Aymaz Almanya Türkiye ilişkilerinde çok ciddi bir dönüm noktası yaşandığını ve ilişkilerin eskiye dayalı bir biçimde sürmeyeceğini dile getirdi.

Gazeteci Banu Güven de, 1980`le ilgili hesaplaşma yapılmadığı için 90`lardaki sürecin yaşandığını dile getirerek, medyadaki çölleşmeden söz edereken biz bu iktidar değiştikten sonra nereye döneceğiz sorusuna belirsizlik vurgusu yaptı. 2016`daki darbe girişmini kontrollü patlatılmış bir bombaya benzeten Banu Güven, kendilerinin de son darbenin mağduru olduklarını söyledi. Deutsche Welle`de çalışmalarını sürdüren Banu Güven, özgürlüğün bir gazeteci olarak kendisine çok iyi geldiğini ancak uzun süre “sürgündeyim” diyemedim, bunu dersen dönemem diye korktum, diyerek sürecini dile getirdi.

ASM Eş Sözcüsü Metin Ayçiçek yurtdışına çıkışın algılanmasına yönelik yorumlara atıfta bulunduğu konuşmasında “kendimi anlamlı, değerli, önemli buluyorum” üçlemesiyle yaptığı değerlendirmede özgücünü korumanın ve ülkedeki halklar için kullanmanın önemine dikkat çekti. Ayçiçek ülkeden çıkışın mücadeleden kaçmak anlamına gelmediğine ilişkin örneklemelerde verdi.

Cumartesi Anneleri aktivistlerinden Aysel Ocak, 12 Eylül sürecinin en son dile getirilen gözaltında kayıpları olduğunu vurguladıktan sonra, bu mücadelenin aşamarını anlatarak, İkbal Eren`den alıntıyla “mezar yoksa yas bitmiyor” dedi. Ocak, ilk 1995 yılında başlayan gözaltında kayıpları arama mücadelesinin 28 yıl sonra İlyas Has`ın bir mazar taşına kavuşturabildiğini belirtti. Cumartesi Annelerinin mücedele tarihinden örnekler veren Ocak, gözaltılarla her anmanın bir haseplaşma olarak sürdüğünü analttı. Aysel Ocak 21 Eylül 2022 deki davaya katılım çağrısında bulundu.


96 kez okundu.

Check Also

SÜRGÜNDE MÜCADELECİ KADIN OLMAK – Nuray Bayındır

Sürgün insanın iradesi dışında ülkesinden, doğduğu coğrafyadan, bağlı bulunduğu topluluktan uzaklaştırılmasıdır. İnsanın sevdiklerinden, yaşadığı ortamdan, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir