9 OCAK…

Nuray Bayındır

9 Ocak 2014 Paris

images

İnsanlık tarihinde kara bir leke. Sömürgeci emperyal sistemin kitlendiği gün.

Pariste güpegündüz, en iyi izlenen yerde  üç Kürt kadını katledildi.

Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez.

Kürt Özgürlük Hareketinin üç özgürlük abidesi, Özgür Kadın Hareketinin üç değeri hunharca katledildi.

Onların şahsında Kürt halkı infaz edilmek istendi.

Bu gün katliamın üzerinden tam bir yıl geçti. Gerçek suçlular hala gizleniyor.

Roboskide olduğu gibi Fransa da sonunda suçu Kürtlerin üzerine mi yıkacak yoksa?

Şayet Paris’te işlenen cinayete yeşil ışık yakılmadıysa neden hala katliamın gerçek yüzü aydınlatılmıyor?..

Fransa bu soruların cevabını en kısa zamanda vermek zorundadır.

Bu saldırının gerçek faillerinin hangi karanlık odaklardan talimat aldıkları biliniyor aslında. Bunu tahmin etmek çok zor değil. Bu güne kadar Kürt Halkının özgürlüğünü istemeyen, haklarını inkar eden, bölünüp parçalanmasında rol oynayan güçlerin kim oldukları da bellidir. Türkiye iktidar odaklarının yanısıra Uluslar arası güçlerin, Nato’nun bölgesel çıkarlarının hizmetinde planlanmış kirli bir provakasyon olduğu aşikardır.

Dolayısıyla katliamın gerçek sorumlularını deşifre etmek kolaydır.

Ancak Dünyanın gözü önünde pervasızca yapılan bu katliamın deşifresi Fransanın sorumluluğundadır.

Kürt halkı ve dostları sorumluların ortaya çıkarılması için mücadeyi sürdürmede ısrarlı ve kararlı olduklarını gösteriyorlar.

Türkiye Askeri ceza Mahkemesinin Roboski konusunda aldığı karar yüz kızartıcıdar. Genel Kurmay Başkanını aklama kararıdır. Katliamı  ‘’önü alınamaz bir kaza’’ olarak tanımlamak suçu Kürtlerin üstüne atmaktır.

Bu kadar mücadelenin ardından, ortaya o kadar kanıt ve belge sunulmuşken ve çoğu da kendilerinin ortaya koydukları belgelere rağman böyle bir kararın alınması sadece Kürt halkını değil Türkiyede yaşayan tüm halkları hiçe saymak demektir.

Ben ne dersen doğru odur mantığı tiranlık dönemine has bir mantıktır.

Bu gün, 9 Ocak kara gün.

Fransa katliamın gerçek yüzünü açıklamak zorundadır. Bir yıl çok uzun bir süredir.

Şayet Türkiye devletinin insanlık önünde düşürüldüğü bu onursuzluk durumunu paylaşmak istemiyorsa suçluları açıklasın.

Bu gün, Katliam odaklarından hesap sorma günüdür.

Paris, 11 Ocak ‘ta sokakları , caddeleri dolduran insanlığa cevap olsun.

Olmayacaksa da İsmini değiştirsin!

 

638 kez okundu.

Check Also

Başsağlığı : İz bırakan gazeteci Celal Başlangıç unutulmayacak!

Avrupa Sürgünler Meclisi ( ASM ) olarak sürgünde yaşamak zorunda bırakılan değerli ve saygın gazeteci …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir