12 EYLÜL ASKERİ FAŞİST CUNTASINI 46. YILINDA LANETLİYORUZ!

Türk devletinin, kuruluşundan günümüze kadar devam eden tekçi anlayışı; Türk olmayan milliyetler ve azınlıklar üzerinde uyguladığı milli baskı, asimilasyon ve katliam politikalarıyla şekillenmiştir. Bu baskıcı devlet mekanizmasının en önemli dönüm noktalarından biri de 12 Eylül faşizmidir.

Türkiye’de gelişen demokratik, devrimci halk muhalefetini ezmek ve Türk egemen sınıflarının sömürü sistemini devam ettirmek amacıyla; 24 Ocak Kararları gibi ekonomik politikalarla halkı cendere altına almaya yönelik olarak planlanan askeri darbenin arkasında ve destekleyicileri arasında ABD emperyalizmi bulunuyordu.

12 Eylül, bütün halkın; işçilerin, emekçilerin, öğretmenlerin, aydınların, sendikacıların, devrimcilerin ve komünistlerin üzerinden bir silindir gibi geçti. İşkenceler, idamlar ve toplu tutuklamalarla halk zapturapt altına alındı. Anayasa değiştirildi. Faşizm açık biçimde hüküm sürer hâle geldi. Göstermelik parlamenter sistem feshedildi, siyasi partiler yasaklandı.

Bu süreçte politik baskılar, işkenceler ve idam cezaları nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kalan yüz bine yakın insan sürgüne çıktı ve Avrupa ülkelerinde sığınmacı olarak yaşamak zorunda kaldı.

12 Eylül faşizminin baskı yasaları ve ruhu, bazı değişikliklere uğramış olsa da bugün Tayyip Erdoğan’ın AKP iktidarı ve MHP destekli Cumhur İttifakı eliyle sürdürülmektedir.

Tekçilik, baskı, Kürt ulusuna yönelik haksızlıklar, işçi ve emekçilerin grev hakkına yönelik saldırılar, devrimci tutsaklara hapishanelerde uygulanan tecrit, Alevi halkımıza yönelik inanç baskıları, yurt dışında yaşayan sürgünlere dönük takibatlar ve devam eden davalar, devletin baskı politikalarının günümüzde de sürdüğünü göstermektedir.

Mevcut süreçte Kürt ulusal hareketiyle sürdürülen görüşme ve “müzakere” sürecinde de temel hak ve özgürlüklere dair hiçbir ciddi adım atılmamaktadır. Devlet ayak diremektedir. Hapishanelerde tutsaklıklar devam etmekte, Avrupa’da yaşayan sürgünlerin hiçbir baskı ve kovuşturmaya maruz kalmaksızın ülkelerine özgürce dönüşlerinin yolu açılmamaktadır.

İşte 12 Eylül faşizminin baskıcı ruhu ve anlayışı, sistemsel bir biçimde bugün de devam ettirilmektedir.

Avrupa Sürgünler Meclisi (ASM) olarak 12 Eylül Cuntası’nı lanetliyoruz.

12 Eylül’ün yarattığı bütün siyasi, ekonomik ve hukuki sonuçların ortadan kaldırılması; sürgünlere, vatandaşlıktan çıkarılanlara yönelik uygulamaların, devam eden takibatların ve Interpol aramalarının son bulması ve sürgünlerin ülkemize özgürce dönüş yollarının açılması için mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.

12 Eylül faşizmini unutmadık, unutturmayacağız!

Sürgünlerin özgürce ülkeye dönüş hakkı engellenemez!

Avrupa Sürgünler Meclisi (ASM)

Eylül 2026

13 kez okundu.

Check Also

Başsağlığı: Devrimci Şair Ahmet Telli’yi Kaybettik!

Şair, öğretmen ve yazar Ahmet Telli’nin, tedavi gördüğü Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde 79 yaşında yaşamını …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir