Mülteci ölümlerinin ve göç dalgasının sorumlusu emperyalist- kapitalist sömürü sistemidir

 

 

Dünyamızda yaşayan insanlığın büyük bölümü yokluk, yoksulluk, açlık, susuzluk, hastalıkla cebelleşmekte iken, kapitalist emperyalist sistemin sömürü, baskı ve aralarındaki çıkar dalaşından kaynaklı, yağma ve talan için çıkarttıkları savaşlar nedeniyle göçe zorlanan milyonlar; göç yollarında aç, perişan, korunaksız ve her türlü tehlikeye açık olarak ayakta kalma ve daha güvenli bir coğrafyada yaşamak için her türlü tehlikeyi göze almaktadırlar.

Mültecilere, sığınmacılara, sürgünlere kapılarını ve sınırlarını sıkı sıkıya kapatan ülkelerin güvenlik koridorlarını açık denizlerde teknelerle aşmaya çalışan yığınlarca insan, hayatlarını kaybetmekte ve büyük trajiler yaşanmaktadır. İnsan kaçakçılığı yapan tacirlerin basit teknelerle insanların umutlarını sömürerek çıkardıkları yolda batan tekne ve deniz araçlarında bugüne dek onbinlerce insan Akdeniz sularına gömüldü.

Bazende Yunanistan ve İtalya kıyılarına ulaşmayı başaran mülteci tekneleri geri itilerek , zorla geri yollanarak yada son olayda görüldüğü gibi halat bağlanarak kıyıya yanaşan içinde yüzlerce mültecinin olduğu tekneyi geri çekerek karaya ulaşmasını engelleme çabasında teknenin yan yatmasıyla yüzlerce mülteci hayatını kaybetmiş ve yüzlercesi karanlık sulara gömülerek kaybolmuşlardır.

Mora Yarımadası açıklarında yaşanan mülteci katliamı başta Atina ve Yunan demokratik kamuoyu ile avrupa ülkelerinde kitlesel şekilde protesto edildi. Sürgün yaşamın zorlukları yanında, sürgün ve göç yollarında insanların yaşamlarını kaybetmesine neden olan sınır güvenliği, geri yollama, kapıları kapatma gibi gerici, ırkçı politikalara son verilsin!

Hükümetlerin, devletlerin, polisin, Frontex gibi finanse edilen, mültecileri avrupa sınırlarından uzak tutmaya yönelik işlevlendirilen tüm paralı güvenlik şirketlerinin insan yaşamı ve insan haklarını hiçe saydığı ap açık ortadadır. Demokrasisi ve insan haklarıyla övünen avrupa ülkeleri, son yıllarda artık demokrasi, insan hakkı ve yaşam hakkı gibi evrensel hakları yok sayan yada görmezden gelen politik tutumlarla giderek dahada gericileşmektedir.

Geçtiğimiz günlerde AB’nin göç konusunda vardığı son anlaşma  ile mültecilerin sığınma hakkı yok sayılmaktadır. Kararlarda sığınma hakkı için “yeterli gerekçesi” olmayan sığınmacıların sınırda hapsedilmesi, ev sahibi ülkeye mültecileri herhangi bir yere geri gönderme yetkisi verilmesi gibi uygulamalar açıkça sığınma hakkının kısıtlanmasıdır. Göçmen- Sürgün kesimlere yönelik saldırı yasalarını çıkaran, zorla uçağa bindirerek geri gönderme saldırıları gerçekleştiren, insanlık dışı yöntemlerle sınır dışıları yaygınlaştıran;  AB emperyalist devletleri ve tüm emperyalistler çıkardıkları işgal ve savaşlarla doğrudan bu göç dalgasının da sorumlusudur.
Avrupa Sürgünler Meclisi (ASM) olarak; Mora yarımadası açıklarında yüzlerce mültecinin yaşamlarını kaybetmesinden dolayı derin üzüntü duymaktayız.

Mülteci katliamına , baskılara, gerici yasalara karşı; yerli, göçmen, sürgün kesimler olarak birlikte mücadele edelim, sesimizi yükseltelim!
Mülteci ölümlerinin son bulması için tüm AB devletlerinin ve göç yollarındaki devletlerin (Türkiye, Yunanistan, İtalya gibi) insan haklarını hiçe sayan politikalarına son vermeye çağırıyoruz!

Yaşam hakkı, Sığınma hakkı, İnsan hakkıdır !
Geri itmelere son verin, denizde ölümlere sebeb olmayın!
Haksız Savaşlardan, yoksulluktan, politik baskılardan kaçmak zorunda kalan insanlara sahip çıkalım!

Mülteci ölümlerinin sorumlusu emperyalist- kapitalist sömürü sistemidir!

 

 

110 kez okundu.

Check Also

SÜRGÜNDE MÜCADELECİ KADIN OLMAK – Nuray Bayındır

Sürgün insanın iradesi dışında ülkesinden, doğduğu coğrafyadan, bağlı bulunduğu topluluktan uzaklaştırılmasıdır. İnsanın sevdiklerinden, yaşadığı ortamdan, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir