Kategori: İnceleme – Araştırma Yazıları ve Röportajlar

Vatan hainliği üzerine…

Doğan Özgüden (Artıgerçek, 27 Temmuz 2017) Perşembe akşamıydı… La Libre Belgique Gazetesi’nin Türkiye sorunlarına son derece duyarlı yazarı Christophe Lamfalussy’den bir mesaj: “Sevan Nişanyan’ın Türkiye zındanlarından kurtulduğunu ve yurt dışında olduğunu öğrendim… Bu konuda yazmak istiyorum… Internet’te kendisiyle ilgili çok bilgi buldum… Şimdi nerede, bilgi verebilir misin? Hapse girmeden önce Belçika’ya ne zaman gelmişti? Sevan […]

Tamamını okuyun»

1980’li yıllarda solun tarihi

  Engin Erkiner Kürdistan Sosyalist Solu Kitabı’nı okurken Hamit Bozarslan’ın bir belirlemesi dikkatimi çekti. Bilinmeyen bir şey değildi ama yine de önemliydi: “’Sürgün yılları’ ele alınmadan, 1980’lerdeki Kürt ve Türkiye solunun tarihini yazabilmek mümkün görünmemektedir. Sol konusuna ilgi gösteren doktora öğrencilerinin bu konuda bakir bir sahaya el atma sevinci yaşayacaklarından eminim.” (S. 64) Bu belirlemede […]

Tamamını okuyun»

Berlin’deki Cihangir

Yeni sürgünler -eski sürgünler -türkiyeli göçmenlerin ilişkilerini anlamak ve ortak zeminlerde birlikte hareket etmenin gerekliliği dilek ve temenisini konumlandırmak için çok değerli bir röportaj. TAZ ın 13 /06 /2017 sayısında yayınlandı.   Berlin’deki Cihangir ‘Yeni Akım Berlinliler’ gittikleri mekanlar, oluşturdukları alternatif kanallar ve dergiler, kurdukları okullar ve dernekler ile kendi yaşam biçimlerini Berlin’de hızlı bir […]

Tamamını okuyun»

VATANSIZLAŞTIRAMADIKLARINDAN MISINIZ?

Doğan Özgüden 65 yıllık gazetecilik yaşamımızda aynı sorunla üçüncü kez karşılaşmak da varmış… Evet, «vatansızlaştırılma» sorunu… İlk karşılaşmamız 35 yıl önce… O dönemde İnci de, ben de askeri faşist cunta tarafından yüzlerce rejim karşıtıyla birlikte vatandaşlıktan atılmışız… O yetmemiş, 29 yıl önce «demokratikleşen Türkiye» adına Brüksel’de AB’nin kapısını çalan Turgut Özal tarafından «vatansızlığımız» ikinci kez tebliğ […]

Tamamını okuyun»

“Sizi Seviyoruz!”

  XWE Metin Ayçiçek   Yargıçlar ilk kaçanlar olur salondan. Yargıçlar ilk kaçtılar sahneden. Sahne tek perdelik bir oyun için düzenlenmişti baştan. Senaryo kâr ve çıkar güdüsüyle kirlenmiş kalemlerle yazıldı. Başı da sonu da belli bir oyun. Yönetmen, elinde kırbacıyla ve yüzlerce polisin arasında sahnede yer alsa da, tutsaklar yönetilmemekte kararlı, haykırıyorlardı. Ezilen halklar ve […]

Tamamını okuyun»