Tag: politik sürgün

Paris`te “Maraş’dan Roboski’ye katliamların hesabını soracağız!” yürüyüşü gerçekleştirildi

Paris’te Maraş ve Roboski katliamlarının yıldönümünde, devrimci-demokratik kurumların çağrısıyla “Maraş’dan Roboski’ye katliamların hesabını soracağız!” sloganıyla 26 Aralık tarihinde yürüyüş gerçekleştirildi.

Politik Sürgünlerinde yoğun olarak yer aldığı Yürüyüş, Paris Gare de L’Est önünde başladı.

Meşalelerin de olduğu yürüyüşte, ses aracında Fransızca-Türkçe-Kürtçe “Kürdistan faşizme mezar olacak!”, “Katil devlet hesap verecek!”, “Kahrolsun Faşist Diktatörlük!”, “Faşizme karşı omuz omuza!”, “Faşizmi döktüğü kanda boğacağız!”, “Zindanlar boşalsın tutsaklara özgürlük!” gibi sloganlar ve marşlarla Republique Meydanı’na gelindi.

Republique Meydanı’nda devrim ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleşenler anısına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Sonrasında kurumlar adına Türkçe, Fransızca ve Kürtçe ortak metin okundu.
“Türk devletinin imha ve inkar politikalarının sayısız örneğiyle tarih sayfalarına ve toplumsal belleğinde yer ettiğini, haftalardan aylardan ziyade, her gün bir katliam yaşandığına tanıklık edildiği” ifade edildi. “Günümüzde halen bu katliamların sürdüğü” belirtildi.

Açıklamanın devamında “İçinde bulunduğumuz Aralık ayı içinde 3 büyük katliam aklımıza ilk gelenler arasındadır. 19-22 Aralık 2000 hapishaneler katliamı, 19-26 Aralık 1978 Maraş katliamı ve 28 Aralık 2011 Roboski katliamı. Tarihler ve mekanlar değişse de, pratik uygulayıcıları başkaları da olsa, asıl fail değişmemektedir: Sömürü ve talan düzeninin efendileri ve onların çıkar bekçiliğini yapan TC devleti.”dir denilerek bu katliamları unutmadık ve hesabını soracağız denilerek bitirildi konuşma.

 

 

 

 

 

15 kez okundu.

Dr.Banu Büyükavcı’ya sınırdışı tehdidi

banu-buyukavci-290x166

Alman Devleti’nin  politik sürgünlere, devrimci ve komünistlere yönelik baskıları aralıksız devam ediyor.

Hatırlanacağı üzere, 15 Nisan 2015 tarihinde Alman Devleti’nin öncülüğü ve organizasyonunda, TKP/ML’ ye yönelik Avrupa’nın beş ülkesinde eşzamanlı uluslararası bir operasyon gerçekleştirildi.

Bu komplonun esas nedeni Alman Devleti’nin Türkiye üzerindeki emperyalist çıkarları olsa da diğer yandan Alman Devleti’nin antikomünist karakteri de gözden kaçırılmamalıdır. Kamuoyunda “Münih Komünistler Davası” olarak bilinen göstermelik yargılama 28 Temmuz 2020’ de bitti.

Alman Devleti gerekçeli karar ve revizyon sonucunu dahi beklenmeden sanıklara yönelik yeni baskı ve kuşatma politikalarına başladı. Almanya dışında oturanlara 20 yıla kadar ülkeye giriş yasakları koyarken, 2012 yılından bugüne Almanya’da ikamet eden ve çalışan Dr. Sinan Aydın’a ve 2004 yılından bugüne Almanya’da ikamet eden ve çalışan Dr. Dilay Banu Büyükavcı’ya yönelik de “sınır dışı etme” işlemi başlattı.

Yıllardır Almanya’da Psikiyatrist doktor olarak çalışan Dr. Dilay Banu Büyükavcı,hukuksuzluk örneği 129 b maddeleri uyarınca açılan ve politik bir dava olarak tarihe geçen Münih TKP/ML davasında 3 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Alman Devleti’nin gerici politikaları doğrultusunda Nürnberg Yabancılar Dairesi tarafından sınır dışı edilmek istenmektedir.

Başta Nürnberg olmak üzere, tüm devrimci, demokrat, ilerici kurum ve bireyler, Dr. Banu Büyükavcı’ya yönelik, Nürnberg Yabancılar Dairesi’nin gerekçeli mahkeme kararını ve daha başlamamış olan revizyonun sonucunu dahi beklemeden “sınır dışı etme” çabasını ve baskısını protesto eden, kınayan ve kamuoyunu duyarlılığa çağıran bir çalışma başlatacaklarını ve bu amaçla önümüzdeki günlerde “Solidaritätbündnis mit Banu” nun kurulacağını açıkladılar. Demokratik haklarını sonuna kadar kullanacaklarını açıklayan girişim, Dr. Banu Büyükavcı’yı yalnız bırakmayacaklarının da altını özellikle çizdiler.

AHM Nürnberg

194 kez okundu.

Politik Sürgün Hüseyin Aras Belçika`da tutuklandı….

upotudak-100x1002008 yılından buyana politik ilticacı olarak Belçika’nın Antwerpen şehrinde yaşayan Hüseyin Aras 11 Nisan günü Belçika polisi tarafından Türkiye’ye iade edilmek üzere tutuklandı.

Politik sebeplerden yaşadığı toprakları terk etmek zorunda kalan ve Belçika Göçmenler Kolektifi (BGK) üyesi olan Hüseyin Aras evi basılarak gözaltına alındı. Aras daha sonra Türkiye’ye iade edilmek üzere Antwerpen yakınlarında bulunan  kapalı cezaevine gönderildi.

Hüseyin Aras`ın, insan hakları ihlallerinde dünyada ilk sıralarda yer alan Türkiye’ye iade edilmesi durumunda hayati tehlike yaşayacağından endişe duyuyoruz.

Bundan kaynaklı Hüseyin Aras’ın serbest bırakılmalı ve hukuki işlemleri itinayla dikkate alınmalıdır. Hüseyin Aras’ın iltica talebi kabul edilmeli ve derhal serbest bırakılmalıdır.

Avrupa`da ve  Belçika’da yaşayan politik sürgünleri, insan hakları kurumlarını ve ilerici kamuoyunu  duyarlılık göstermeye çağırıyoruz.

 

Sınırdışılar Durdurulsun!

Hüseyin Aras Serbest Bırakılsın!

Politik Sürgünler üzerindeki baskılara son!

 

 

784 kez okundu.