Tag: Avrupa Sürgünler Meclisi

İNTERPOL TUTUKLUSU TURGUT KAYA İLE ENTERNASYONAL DAYANIŞMA SÜRÜYOR !

aciklama

İNTERPOL TUTUKLUSU TURGUT KAYA İLE ENTERNASYONAL DAYANIŞMA SÜRÜYOR !

Nisan 2018 başında Türkiye’den Yunanistan’a geçerken göz altına alınan, devrimci aktivist ve gazeteci Turgut Kaya, 30 Mayıs’ta Atina yüksek mahkemesinde görülen davasında siyasi iltica başvurusu red edilerek, Türkiye’ye iade kararı verildi. Hakkında kırmızı bülten ile İnterpol’de araması olan Turgut Kaya insan haklarına aykırı bir şekilde, AKP rejiminin işkence hanelerine iade edilmek isteniyor. İadesine ilişkin son karar Atina’daki Adalet bakanlığı tarafından önümüzdeki günlerde verilecek. Yunan makamlarınca Türkiye’ye iade kararı ardından sevk işkencesine maruz bırakılan Turgut Kaya, Açlık Grevinin 7. Gününde hala direniyor.
Türk Devletince İnterpolde arandığı gerekçesiyle Yunanistan`da gözaltına alınan ve Nisan 2018 den bu yana Yunanistan`da tutuklu olan Turgut Kaya`nın Yunan Mahkemesi tarafından Türkiye`ye iade edilmesi yönünde karar almasına karşı; İade kararının kaldırılması ve TURGUT KAYA`nın derhal serbest bırakılmasına yönelik Avrupa ülkelerinde dayanışma gösterileri düzenlenmeye  de devam ediliyor.

hamburg_tk1

ATİK-UPOTUDAK ın çağrısıyla başta Atina olmak üzere, Almanya, İsviçre, Hollanda, İngiltere, Avusturya gibi ülkelerde demokratik kurum ve İnsan hakları kuruluşları ve aydınların yaptıkları açıklama ve dayanışmalar sürüyor.

Sürdürülen dayanışma faaliyetlerine aralarında ASM`ninde olduğu ATİK, Yeni Kadın, YDG, ATİF, HTİF , Rote Hilfe e.V. Internationalistisches Bundnis, KCDK-E , MLPD, FİDEF, ADHK, AvEG-Kon, ATİGF, İTİF, Rebell, Yaşanacak Dünya,Odak Avrupa, Eğitim ve Dayanışma Hareketi Avrupa, AZADI e.V, FEDA, İCOR Europa, MİKSZ Mağyar, Bir-Kar,Yeni Dünya Çağrı, Crisis & Critique – GR, Yunanistan Kitap ve Kağıt Çalışanları Derneği ,  Jugendwiderstand , AGİF, SKB, Young Struggle, Haluk Gerger, Sibel Özbudun,Temel Demirer, Michael Sommer Meinersen, Silvia Sedelmayr (Die Linke LAGqueer Nds.), Hamza Yalçın, Mustafa Sarısülük, Kerem Schamberger, Elisabeth Abendroth gibi  demokrat devrimci kurumlar, yazar, aydın ve  bireyler yer almakta ve destek vermekteler.

Son süreçte Türk devleti, İnterpol üzerinden birçok ilerici, devrimci politik sürgünün tutuklanmasına yönelik dosyalar hazırlamaktadır.

T.C`nin isteği doğrultusunda, kapitalist emperyalist AB ülkelerinin devrimcilere yönelik saldırı ve tutuklamaları, Türk devletine, faşist AKP- Erdoğan iktidarına verilen bir destektir.

AB ülkeleri faşist Erdoğan iktidarına verdikleri siyasi desteğe , kirli çıkar ilişkilerine ve politik tutsaklar üzerinden yürütülen pazarlıklara son vermeli, OHAL uygulamaları ve faşist baskı yasalarıyla idare edilen bu iktidarla ilişkilerini gözden geçirerek askıya almalıdır.

Türkiye dışında yaşamak zorunda bırakılan politik sürgünlerin, interpol aracılığıyla tutuklanması ve özgürlüklerinin gaspedilmesine karşı demokratik kamuoyunun güçlü tepkiler koyarak, hak ihlallerine karşı sesini yükseltmesi her zamankinden daha acil ve ivedi bir görevdir.
ASM – Avrupa Sürgünler Meclisi olarak, Yunan mahkemesince Turgut Kaya`nın Türk devletine iade edilmesine yönelik kararını, Yunanistan Adalet Bakanlığının geri çekmesini ve TURGUT KAYA nın derhal serbest bırakılmasını bir kez daha talep ediyoruz !

 

İNTERPOL TUTUKLAMALARINA SON !

POLİTİK SÜRGÜNLER ÜZERİNDEKİ BASKILARA SON !
asm-logo1-423x300

Avrupa Sürgünler Meclisi
07.06.2018

41 kez okundu.

Münih Devrimciler davasında 4 Tahliye ve Mahkeme önünde Miting…

ohne-titel-11MÜNiH –  Münih`te görülmekte olan ( 23. 02. 2018 ) TKP/ML davasının duruşmasında bilirkişi olarak Prof. Neumann `ın dinlenilmesine devam edildi. Prof. Neumann, bilirkişi olarak TKP/ML örgütünün işleyişi ve genel faaliyetleri hakkında mahkemeye bilgiler sundu.15 Nisan 2015 de uluslararsı bir operasyonla tutsak edilen 10 devrimci- komünist`ten dörtü 19 Ocak Pazartesi günü  şartlı tahliye edilmişti.

Münih OLG Yüksek mahkemesi 7. Ağır Ceza heyetinin 3 yıla yakın tutuklu bulunan  tutsak devrimcilerden Sami Solmaz, Musa Demir, Dr. Banu Büyükavcı ve Dr. Sinan Aydın`ı şartlı tahliye etmesi, bugüne dek devrimci- demokrat örgütlerin ve duyarlı kesimlerin ortak mücadelesiyle yarattıkları kamuoyunun bir başarısıydı.

Alman Medyasının ” Münih komünistler davası “ olarak adlandırdığı TKP/ML davasında Alman Adalet bakanlığının, Türk devletince sunulan belgelere dayanarak, devrimci mücadeleyi yargılamak istemesi nedeniyle davanın tamamen bir politik dava olduğu kamuoyunca da algılanmıştı. 129 a- b maddelerine istinaden ” terör ”  örgütü suçlamaları yapan savcılığın ” suç” sayılabilecek elle tutulur hiç bir hukuki delil sunamadığı da bilinmekte.
Telefon ve ortam dinlemelerinden elde edilen bilgiler, devrimci faaliyet yürüten, devrimcilerin siyasal faaliyetlerini ve kamuya yönelik yaptıkları faaliyetleri içermekte.

TKP/ ML  nezdinde genel olarak devrimci faaliyetleri yargılamaya çalışan, Alman devletinin mahkemelerinde, devrimci tutsaklar yargılanan değil, yargılayan siyasi savunmalar gerçekleştirerek ” Devrimci mücadele her yerde meşrudur “ şiarıyla ve başeğmeyen tutum sergilediler. Gerek başeğmezliğin, gereksede 3 yıla yakın zamandır yürütülen sokak faaliyetleri, mitingler, imza kampanyaları, paneller ve uluslararası devrimci dayanışmalarla ve Alman medyasında  yer alan eleştirel kritiklerle yaratılan kamuoyu baskısı sonucu, Münih mahkemesi 4 devrimci tutsağı şartlı da olsa tahliye etmek zorunda kaldı. 3 ay öncesinde de Mehmet Yeşilçalı sağlık sorunları nedeniyle şartlı tahliye edilmişti.

Bugün – 5 lerde olan soğuk hava koşullarına rağmen, mahkeme önünde tutsaklarla dayanışma amaçlı olarak bir miting gerçekleştirildi. Mitingde, tüm politik tutsakların ve devrimcilerin serbest bırakılması, yürütülmekte olan davanın düşürülerek sonlandırılması talepleri dillendirildi.

PARTİZAN, ATİGF, İTİF, HDK- A, SYKP, ATİK, YENİ KADIN ve MLPD nin pankart ve bayraklarıyla yer aldığı Mitingde, katılan tüm bileşenler konuşmalar gerçekleştirdiler.Türk devletinin faşist baskı ve katliamlarını kınayarak, son süreçte Afrin e yönelik işgal saldırılarını protesto ettiler. TKP/ML davası tutsaklarının ve tüm devrimci tutsakların serbest bırakılması, Almanya`nın Faşist Türk devleti ile çıkara dayalı kirli işbirliğine son vermesi çağrıları yapıldı.

Kitle sıklıkla ” Hoch die Internationale Solidarität! ” Biji berxwedana Efrin! ” ” Yaşasın devrimci dayanışma ” sloganları attı.

Şartlı tahliye edilen devrimci tutsaklardan Dr. Sinan Aydın, mahkemenin öğle arası vermesiyle, yapılan mitingde  tüm tutsaklar adına kısa bir konuşma gerçekleştirdi.

Dr. Sinan Aydın, ” 2015 Nisan`ında tutuklanmamızdan buyana duyarlılık gösteren tüm yoldaşlara ve dostlara devrimci dayanışmalarından dolayı teşekür ediyoruz. Soğuk,uzak, demeden her daim buraya gelen ve bizleri sahiplenen tüm devrimci- demokratik kesimleri devrimci duygularımızla selamlıyoruz. Halen içerde  tutulan 5 yoldaşımız da  serbest bırakılıncaya dek mücadeleye devam etmeli ve bu dava düşürülünceye dek demokratik mücadelemizi sürdürmeliyiz “ dedi.

Dr. Sinan Aydın`ın konuşmasının bitiminden sonra kitle hep birlikte; ” Devrimci tutsaklar Onurumuzdur” ” Freiheit alle Politische Gefangenen ” ” Devrimci tutsaklara Özgürlük ! “sloganlarını haykırdılar.

Duruşma,  26 Şubat Pazartesi saat 9.30 da Münih OLG mahkemesinde devam edecek.

ASM ( Avrupa Sürgünler Meclisi ) eş sözcüsünün ve üyelerininde sıklıkla katılarak dayanışma gösterdiği, Münih devrimciler davasında 4 Tahliyenin olması sevindirici olmakla birlikte,  Alman devletinin tutsak ettiği tüm politik sürgünlerin tutsaklığına son verilmesi talebi ve mücadelesi verilmelidir.

933 kez okundu.

Avrupa Sürgünler Meclisi’nden açıklama: TEHDİTTEN KİM KORKAR?

asm-logo1-423x300

Avrupa Sürgünler Meclisi (ASM), Avrupa’daki muhaliflere yönelik suikast planlarıyla ilgili “Buna karşı yapılacak olan korkmadığını göstermek, rejimi ve AKP’yi teşhir ve tecrit çalışmasını sürdürmek ve biraz dikkatli olmaktır” açıklaması yaptı.

 

Avrupa Sürgünler Meclisi, HDP Milletvekili Garo Paylan’ın gündeme getirdiği suikast iddiasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Paylan’ın başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerindeki muhaliflere yönelik suikast hazırlıkları olduğu yönündeki açıklamasını hatırlatan Sürgünler Meclisi, “Medyadaki bazı tetikçiler de isim vererek suikast isteklerini açıklamaya başladılar” dedi.

Açıklamanın tam metni şöyle:

TEHDİTTEN KİM KORKAR?

HDP Milletvekili Garo Paylan hükümetin başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerindeki muhaliflere yönelik olarak suikast listesi hazırladığını açıkladı. Medyadaki bazı tetikçiler de isim vererek suikast isteklerini açıklamaya başladılar.

Muhaliflere yönelik suikast planları yeni değildir ve şimdiki gürültünün başlıca iki nedeni vardır.

Birincisi: geçtiğimiz yılın 15 Temmuzundan bu yana sadece Almanya’ya gelenler yaklaşık on bin kişidir. Gülen yandaşlarından barış akademisyenlerine kadar büyük çeşitlilik gösteren bu kesim boş durmamakta, herkes kendi dünya görüşü çerçevesinde muhalefet yürütmektedir. Başka ülkelere gelmek zorunda kalanlar da eklendiğinde sayı rahatsız edici boyuta yükselmektedir.

İkincisi: korku yaymaktır. Muhaliflere yönelik MİT suikastleri yeni değil… Paris’te üç devrimci kadının öldürülmesi kimseyi korkutmadı, kimse muhalefetten geri durmadı… Yeni suikastlerin insanları sindirmek bir yana büyük protestolarla karşılaşacağını AKP’nin de biliyor olması gerekir. Yine de “belki birkaç kişiyi korkuturuz” diye düşünülerek korku yayılmaya çalışılıyor.

Buna karşı yapılacak olan korkmadığını göstermek, rejimi ve AKP’yi teşhir ve tecrit çalışmasını sürdürmek ve biraz dikkatli olmaktır. Faaliyetten asla geride durmamaktır, ulaşmak istedikleri zaten budur.

TC devleti hiçbir hukuk kuralını tanımıyor. Ülkede özellikle Kürtlerin yoğun yaşadığı alanlarda infazlar birbirini izliyor. Hapishaneler dolmuş durumda ve sürekli yenileri yapılıyor. TC bu terörünü Avrupa ülkelerine ihraç etmeye çalışıyor. Bunu bir süredir İnterpol Kırmızı Bülten’i vasıtasıyla yapıyordu, yetmemiş olacak ki şimdi de infazlarla tehdit ediyor. Muhalif olanlar konuşmasın, çalışmasın, hiçbir faaliyet göstermesin, bir köşede sessizce yaşasın isteniyor. Kendi hukuk anlayışlarını Avrupa ülkelerine de dayatmak istiyorlar.

Korku ve tehditle bir yere varamayacaksınız…

Eskiden “üç kişiyi asınca herkes siner” sanılırdı, şimdi birkaç kişiye suikast yapılınca bir şey olacak sanılıyor. Anlayış olarak hiç fark yoktur.

Birkaç ay önce idam cezasının geri getirilmesini savunuyorlardı, baktılar ki korkan yok, vazgeçtiler.

Bundan sonra da olacağı budur.

Yabancı bir ülkede suikast yapmak öncelikle iyi istihbarat gerektirir, biraz dikkatli olursanız bu aşamada bile planı anlayabilir ve deşifre edebilirsiniz.

Suikastçileri ve arkasındakileri iyice endişelendirmenin en iyi yolu, korkmadığını göstermektir.

Daha dikkatli olun ve muhalefetinizi azaltmadan sürdürün…

 

AVRUPA SÜRGÜNLER MECLİSİ

29 kez okundu.