Tag: ASM

Nürnberg`de “Avrupa’da süregelen sürgünlük ve sürgün sorunları” konulu panel düzenlendi

Nürnberg`de “Avrupa’da süregelen sürgünlük ve sürgün sorunları” konulu panel düzenlendi

NÜRNBERG- 09 Aralık Cumartesi günü Nürnberg`de ASM ( Avrupa Sürgünler Meclisi)  tarafından “Avrupa’da süregelen sürgünlük ve sürgün sorunları” konulu panel düzenlendi. Nürnberg Kültür Dairesinin binası Villa Leon`da gerçekleştirilen etkinliğe çok sayıda dinleyici katıldı.
2012 yılında kurulan ASM, avrupada sürgünlerin sorunlarının görünür kılınmasına yönelik faaliyet yürüten bir demokrati bir kurum.

Yapılan Panelde ASM Yürütme Kurulu eş sözcülerinden Yazar – Pedagog Metin Ayçiçek, katılımcıları selamlayan bir konuşma gerçekleştirdi.
Avrupa Sürgünler Meclisi’nin organize ettiği ve ASM Yürütme Kurulu üyesi Süleyman Şahin’in moderatörlüğünü yaptığı panelin konuşmacıları avukat Filiz Kalaycı, avukat Fazıl Ahmet Taner ve ASM Yürütme Kurulu üyesi Nejat Pişmişlerdi.

Moderatör Süleyman Şahin`in sürgünde kaybedilenler ile devrim ve demokrasi mücadelesinde yitirdiklerimiz için 1 dakikalı saygı duruşuna davet etmesi sonrası  konuşmacıların sunumlarına geçildi.

Nejat Pişmişler yaptığı sunumunda Göçün ve sürgünlüğün tarihçesini özetledi.“Göçün tarihi, insanlığında tarihidir,savaşlardan,ekonomik nedenlerden,kıtlıktan,politik baskılardan dolayı yaşamlarını sürdürebilmek için insanların sürgüne ve göçe zorlanmaktadır BM raporlarına göre şu an dünyada 710 Milyon insan Göçe hazırdır. Mevcut durumda göç potansiyeli olarak Nijerya ve Hindistan başlarda yer alan ülkelerdir. Orta doğudaki emperyalist saldırganlıklar ve iç karışıklar neticesinde Suriyeli,Afgan,Iraklı göçmenler avrupa kıtasına akın etmektedirler. Mülteci akını nedeniyle avrupa ülkelerinde ırkçılık kabarmakta ve faşist partiler yabancı karşıtlığı politikalar üzerinden oylarını artırmaktadır.

Türkiyeden ve Kürdistandan olan göçler ise daha çok politik baskılar nedeniyle olmaktadır.Sürgün,ülkelerindeki despot ve faşist rejimler tarafından katledilememiş olarak hayatta kalanlardır.Türkiye`deki faşist sistemin yarattığı iklim sürgünleri süreklileştirmektedir. Sürgünler geldikleri ülkelerde, kendi ülkelerindeki mücadeleleri örgütlemek için çalışmalar yapmışlardır. Filistin ve Kürt hareketi bunlara örnek teşkil etmektedir. Politik sürgünler ve az sayıda olsa sosyalist sürgünler yaşadıkları ülkelerin ilerici demokratik kamuoylarıyla ilişki içinde olarak,yaşadıkları topluma sürgünlük sorununu anlatan çalışmalar içinde olmalıdır. ASM  faaliyetleri geç kalınmışta olsa bu çalışmaların mütevazi bir adımıdır” dedi.

Avukat Filiz Kalyacı ise Sürgünde Kadın olmak başlıklı sunumunda, kadınların ve çocukların yaşadıkları zor yaşama ve yaşanan problemlere dikkat çekti.Yaklaşık 7 yıldır Avusturya`da sürgün yaşamında olduğunu belirten Avukat Filiz Kalaycı,Kadınların mülteci kamplarında mağruz kaldığı taciz ve tecavüzlere değindi. Kadın olmanın mültecilik yaşamında  daha zor olduğuna dair raporlardan örnekler sundu.

Avukat Fazıl Ahmet Taner de kendisininde avukat olarak, Türkiyedeki siyasal iklim nedeniyle hakkında davalar açıldığına ve cezalar aldığına ve sürgünde yaşama zorunluluğuna değinerek,İnterpol aramaları nedeniyle politik sürgünlerin, son yıllarda sıklıkla tutuklanmasından örnekler verdi. 1914 de ilk kez Monaco`da 24 ülkenin biraraya gelerek fikir bazında tohumunu attığı ve 1923 de Polis Komisyonu olarak kurulan uluslararası polis teşkilatının 1956 da  İnterpol adıyla ve tüzük oluşturarak kurumsallaşmasının tarihsel sürecini anlattı. İnterpol ün tüzüğünde bulunan politik nedenlerle sığınmacı olmuş kişilerin, takip edilemeyiceği ve tutuklanamayacağı belirtilmesine karşın, son yıllarda sosyalist,devrimci politik sürgünlerin çok sık tutuklanmalarıyla bu maddenin ihlal edildiğine dikkat çekti. Kırmızı bültenle aramalara, işletilen prosüdürlere ve yapılabileceklere dair bilgiler sundu.

Yapılan panele, ASM kurucuları içinde yer alan ve çalışmalara katkı sunanlardan Teslim Töre, Selma Metin, Belkıs Pişmişler, Engin Erkiner, Mahmut Özkan`da katılarak kısa konuşmalarla katkı verdiler. Yapılan Panel öğretici ve somut sorunlara yönelik çalışmalara yönelik bilinç oluşturulmasına dönük verimli bir şekilde sonlandı.

Dinleyenlerin sunum yapılan konulara dair düşüncelerini belirtmesi ve sorular sormasının ardından ASM yürütme Kurulu üyesi sanatçı Leman Stehn tiyatral bir gösterimle birlikte şarkılar söyledi.

Aynı içerikteki Panel bugün Stuttgart kentinde de verilecek.

270 kez okundu.

Devrimci Tutsakların Mahkemeleri devam ediyor…

 

images-5MÜNİH:  ( 09 Ekim 2017) tarihinde TKP/ML davasının Münih`te görülmekte olan duruşmasına devam edildi. Tutsakları sahiplenmek üzere duruşmaları takip eden yoldaşlarının ve dostlarının katıldığı dünkü duruşmada Devrimci Halk sanatçısı Pınar Aydınlar`da davayı izlemek için duruşma salonundaydı.
Türk yargısının 7 Haziran 2015  seçim döneminde HDP  Milletvekilliği adaylığı sırasında İzmir`de yaptığı seçim konuşmaları nedeniyle,  10 ay hapis cezası verdiği ve önümüzdeki günlerde hapishaneye girecek olan Sanatçı Pınar Aydınlar devrimci tutsaklarla dayanışmak için mahkemeye geldiğini açıkladı. Mahkeme çıkışında YOL TV Pınar Aydınlar ile  Türkiyedeki son sürece dair birde röportaj gerçekleştirdi.

Daha önceki duruşmalarda da HDP ve CHP den milletvekilleri, Akademisyenler, yazarlar, medya mensupları ve devrimci demokrat kurumların temsilcileri davayı izlemek ve devrimcilerle dayanışmak için Münih ” Komünistler davası” na katılmışlardı.
Türkiye`den davayı izlemek için, HDP eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, Milletvekilleri Faysal Sarıyıldız, Ali Atalan, Feleknas Uca yanında ,CHP milletvekili Hilmi Yarayıcı,TİHV başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, İHD  temsilcileri, Av,Ercan Kanar, PŞTA, DDSB, Partizan, gibi kurum temsilcileri mahkemede bulunmuştu. Almanya ve avrupa ülkelerinden ise göçmen demokratik  kurumlar ATİK, ATİF, ATİGF,İTİF,HTİF, Yeni Kadın, YDG, Avrupa Partizan, ADHK, AvegKon, NAV DEM, AABF, SYKP, EÖC, BİR KAR, ASM  yanında YKP/ML, MLPD, DKP, Rote Hilfe,  Die Linke, OA, KPD Aufbau ve VERDİ sendikası da davayı izleyen ve yapılan etkinlik ve dayanışma gösterilerine destek verenler arasında.

15 Nisan 2015 tarihinden bu yana Alman hapishanelerinde tutuklu bulunan Devrimci Komünist tutsakların tutuklanmalarına gerekçe gösterilen 129 b maddesine istinaden “delil” lerin sunulduğu duruşma tam bir komedi. Devrimci Komünistlerin politik faaliyetler için toplandığı yerlerde takip ve gözetleme yapan Alman BKA polisinin uzaktan çektiği resimler mahkeme de “delil” olarak sunuldu. Politik çalışmalarda bulunan devrimcilerin 2013 yılında Gelsenkirchen ve Ulm kentlerinde buluşarak biraraya gelmeleri “suç” olarak gösterilmeye çalışıldı. Teknik takip ve TKÜ yoluyla ( telefon dinlemeleri) yoluyla elde edilen konuşmaların çözümlerine dayanılarak “delil” oluşturma çabalarının gülünçlüğü ve hukuksuzluğu ise tam bir skandal.

Almanyanın Münih Yüksek eyalet mahkemesinde görülmekte olan TKP/ML davasında tutsak bulunan 10 devrimci yaptıkları siyasi savunmalarla Alman Emperyalizmini ve faşist türk devletini yargılamaya devam etmekteler. Alman Mahkemelerince, Türkiyede faşizme karşı mücadele yürüten Komünist örgüt TKP/ML yi desteklemek ve onun görüşlerini propaganda etmek, yasaklı olmadığı halde Alman devletince “suç” sayılmaya çalışılarak, Alman devletinin  faşist katliamcı türk devletine nasıl destek verdiği bir kez daha açığa çıkmaktadır. 

17 Haziran 2016 tarihinde başlayan mahkeme haftada 2 gün gerçekleşen duruşmalar şeklinde devam etmekte. Bugüne kadar 3 er aylık periyotlarla uzatılan Mahkemeler için, verilen tarih 27 Nisan 2018 `e dek duruşmaların devam edeceği yönünde.
Önümüzdeki dönemde 20 Ekim, 24 Kasım ve 15 Aralık  Cuma günlerinde Münih OLG mahkemesi önünde kitlesel mitingler düzenleneceği duyurularak, tüm devrimci demokrat ilerici kamuoyuna tutsaklara sahip çıkma, durusma ve mitinglere katılma çağrısı yapıldı.

 

23 kez okundu.