Son Yazılar

Suphi neden öldü…/ Haydar Karataş

Gencecik bir kadındı onu ilk tanıdığımda, uzun saçları vardı, devrimci ablamızdı. Logosunda kitapların halay çektiği sosyalist bir derginin muhabiriydi. Gerilla söyleşileri yapmak için sevgilisini alıp dağlara gitti,İstanbul’a dönerken tutuklandı. Malatya Hapishanesinde doğurdu Suhpi’yi. Bütün hapishane isim aradı doğan bebeğe, nice isimler bulundu ama Suphi Cihan dediler ona. Türkiye’nin ilk komünist partisinin sekreteriydi Mustafa Suphi, Süleyman […]

Tamamını okuyun»

18 Mart Dünya Politik Tutsaklar Gününde Uluslararası Dayanışmayı büyütelim!

Zindanlar süreci toplumlar tarihi kadar eskidir. Ve toplumların gelişimine paralel şekilde biçimlenen bir karakter kazanmıştır. Özellikle, 19 ve 20. yy’da sınıf çelişkilerinin keskinleştiği, egemen sınıflara karşı mücadelenin yükseldiği her alanda politik tutsak sayısı hızla artı. Zindanlar direniş kaleleri olarak, sınıf mücadelesinin birer cephesi olarak hep var oldu.  Bu cephede bulunan tutsakları sahiplenen, işçi ve emekçi […]

Tamamını okuyun»

Kadın

Insanligin olusumuyla birlikte var olanbir varliktir , demek geliyor icimden..Neden mi , insan degil de bir varlik ? Neden mi öyle demek geliyor icimden ? Var olduğundan bugüne kadar geçirdigi bütün evrelerde insan olarak görülmedigi icin. Hak ettigi degeri alamadigi icin. İkinci-hatta üçüncü sinif , hatta bir sinifa dahil edilmeyi bile Layik görmeyip, bir meta olarak gördükleri için. Bu örnekleri çogaltmak mümkün […]

Tamamını okuyun»

Düşün Yakamızdan Yorgunuz

İnsanlık tarihi ve kültürünün, yalnızca erkek cinsinini yaratıcısı olduğunu öne süren sınıflı toplumların egemen ideolojileri açısından, eksiklikler kadınla özdeştir, kadına özgüdür. Boşlukta bırakılmış zamanlarının karanlıklarıyla örtülü kaldıkça kadın yüzü, insan soyunun kimliğini bulamamış yüzü olacaktır oysa. Kadın bir köledir yasalarında Meze olmuş içki masalarında Gel bacım bu kavga seninde kavgan Savaçalım kurtul köle olmaktan Kadın […]

Tamamını okuyun»

Avrupa sürgünleri üzerine

Sürgün cezalari, insanlik tarihi kadar eskiye dayanmaktadir. Egemen gücler ezilenlere mazlumlara, düsüncelerini begenmediklerine uygulamislardir, onlari yerlerinden yurtlarindan etmisler, en uzak diyarlara ,deniz asiri ülkelere, adalara göndererek cezalandirmislardir. En yakin tarihimizde Mussolini, Franko ve Hitler fasist zulüm ve zorbaliklariyla, toplama kamplari ,gaz odalari iskencelerin yani sira ;binlerce yahudiyi, binlerce devrimciyi, bilim adamini ve sanatciyi sürgun etmislerdir. 12eylül fasist darbesinden sonra onbinlerce insan: düsünceleri […]

Tamamını okuyun»