Doğan Özgüden’in Arşivi Amsterdam’daki Uluslararası Sosyal Tarih Enstitüsü’nde

Doğan Özgüden 50’li ve 60’lı yılların Türkiye’sinde ifade özgürlüğü için mücadelesiyle tanınmış bir sosyalist gazetecidir. 1971 darbesinden sonra Özgüden ile eşi ve yoldaşı İnci Tuğsavul ülkeyi terketmek zorunda kaldılar. Özgüden’in arşivi, daha başka birçok belgenin yanısıra, şu örgütlerin yazışma, belge ve fotoğraflarından oluşuyor: Demokratik Direniş Hareketi (1971-1973), İnfo-Türk basın ajansı (1974-2013), Türkiye İşçi Partisi (TİP) (1975 – 1982), Demokrasi İçin Birlik (DİB) (1978-1982) ve diğer direniş hareketleri ve eylem komiteleri (1971-2013).

Dogan Özgüden’in Arşivi Amsterdam’daki
Uluslararası Sosyal Tarih Enstitüsü’nde

 Doğan Özgüden arşivlerinin Uluslararası Sosyal Tarih Enstitüsü (IISG)’e bağışlanma töreni Amsterdam’da, uluslararası prestij sahibi bu kurumun merkezinde, 24 Ocak 2013 tarihinde gerçekleştirildi.

Avrupalı birçok şahsiyetin yanısıra Özgüden’in 70’li ve 80’li yıllardan kavga arkadaşlarının özel surette Amsterdam’a gelerek katıldığı toplantı IISG adına Touraj Atabaki tarafından açıldı.

Günün IISG’de Türkiye’nin sosyal ve siyasi hayatı üzerine dokümantasyonun genişletilmesi açısından önemini vurgulayan Atabaki, Özgüden’in Türkiye’de ve sürgünde sürdürdüğü siyasi ve toplumsal kavgaları anımsatarak şöyle dedi:

“İki yıl kadar önce Doğan Bey ve İnci Hanım’ı bu enstitüde ağırlamak ayrıcalığına sahip olmuştum. Türkiye’nin en tanınmış gazetecilerinden biri olarak yaptığı yayınlarla tanıyor ve 1971 darbesinden sonra ülkesini terketmek zorunda bırakıldığını biliyordum. Dahası, farklı konumlarda ve yerlerde, örneğin 1968’de yayınladığı Ant Dergisi bürosunda, Ermeni gazeteci Hrant Dink’in
İstanbul’da öldürülmesinden sonraAvrupa kurumları önündeki mitingte konuşurken ve de ‘Bellekle direnme’ konferansında  Auschwitz cehenneminden hayatta kalanlardan yazar Benjamin Orenstein ile birlikte çekilmiş fotoğraflarıyla daha yakından tanıyordum.

“Ancak, Brüksel’deki Güneş Atölyeleri’nde kendisiyle bir kez daha buluşmak başka bir Doğan’ı tanımama olanak sağladı
: Eğitimci Doğan.

“İnci’yle birlikte yarattıkları, yaşlı ve genç, erkek ve kadın, farklı kökenlerden bir çok insanın bilgilerini artırmak ve yaşamlarında pasiflikten kurtulabilmek için eğitim gördüğü Güneş Atölyeleri’ni tanıdım. Bırakın Doğan’ın son derece zengin siyasal yaşamını, sadece bu eğitim çalışmalarının gerçekleştirilmesi dahi tek başına bir başarıdır.”

Atabaki konuşmasını Özgüden’e bizzat şu sözlerle seslenerek sonuçlandırdı:

“Doğan Bey! Eşiniz ve yoldaşınız Inci Tuğsavul sizinle birlikte sürgünde geçen kırk yılınızda, sadece Türkiye’de değil, Orta Doğu, Afrika ve Asya’nın birçok ülkesinde demokrasi ve insan haklarının yüceltilmesi için birçok platform oluşturdunuz.

“Ülkeniz Türkiye’de emekçilerin, kadınların ve etnik grupların hakları konusunda enformasyonu kalıcı kılmak ve arşivlemek konusundaki kararlılığınız, bugün devralmak ayrıcalığına sahip olduğumuz arşivlerinizde parlak biçimde yansıyor.

“Çok dolu yaşamınız, başarılarınızı özetlemeye olanak vermiyor. Yine de, sizin özverinize, imece yetenğinize ve çalışma azminize takdirlerimi Nazım Hikmet’in dizeleriyle ifade etmek istiyorum.

“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
“Ve bir orman gibi kardeşçesine.”

Doğan Özgüden, bu Nazım’ın olduğu gibi biliyorum ki sizin de hayalinizdir.” (Atabaki’nin konusmasinin Ingilizce tam metni)

IISG Koleksiyon Geliştirme Bölümü yöneticisi Jaap Kloosterman’ın kurumun tarihi ve faaliyetleri konusundaki bir sunuşundan sonra, Flaman televizyonu Brussel TV‘nin Özgüden ve Tuğsavul’un sürgün yaşamı hakkında kısa bir belgeseli ve Özgüden’in sürgününün 40. yıldönümü dolayısıyla Roj TV’nin hazırladığı bir başka belgesel izleyicilere sunuld

1005 kez okundu.

Paylaşım:Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir