Kategori: Sürgünlerle Röportajlar

Hitler’den saklanan çingene çocukların yerinde Kürt bir anarşist!

Vicdani retçi yazar Ercan Jan Aktaş kendi sürgünlüğünü de anlatan Nuray Pehlivanın yaptığı söyleşisi: Ve şimdi, milyonların insanın mülteci, sürgün oldukları bir dünyada yaşıyoruz. “Sürgün bir ayrılıktır, bir hüzündür. İnsani olmayan, ağır bir cezadır” der Mehmet Uzun. Şimdi bunun ne demek olduğunu çok iyi biliyorum, çünkü ruhumda bedenimde yaşadığım şey budur. Vicdani retçi yazar Ercan […]

Tamamını okuyun»

Geleceğe dönüş üzerine söyleşi

Belkıs Önal Pişmişler Sürgündeki yazarların son çıkan kitaplarının tanıtımına veya yazarlarıyla söyleşiye daha önce başlamıştık. Yenileri elimize geçtiği oranda bunu sürdüreceğiz. Yazar ilettiğimiz sorulara ekleme yaparak sosyalizmin tarihindeki önemli metinler ve sürgünlük konusuna da kısaca değinmiş.       Geleceğe Dönüş, Engin Erkiner`in son çıkan kitabı. Güçlü bir kapitalizmle birlikte yaşamak zorunda kalan ve kalacak […]

Tamamını okuyun»

Fevzi Karadeniz ile söyleşi

Selma Metin                     Aceleye mahal yok!..               Bekler mezar taşları                Sırtında taşır kışı, baharı                Mevsimsiz uykularda                Sürgünün gözyaşları. Bilindiği gibi 80’li yıllarda binlerce insan sürgüne düştü. Öte yandan yelpaze oldukça genişti. Ülkenin tanınmış aydınları, yazarları, şairleri, gazetecileri, müzisyenleri, tiyatrocuları, sinemacıları… Sol siyasi parti ve örgüt yöneticileri, gençlik ve kadın hareketi temsilcileri, […]

Tamamını okuyun»

Fırtınadaki binici Atilla Keskin’in Acılara Yenilmeyen Gülümseyiş’i

Murat Bjeduğ               “Nasıl destan barbar çağların tarihi ise, tarih de uygar çağların destanıdır.’’ Napoleon Peyrat (1809-1881) Atilla Keskin, kırkıncı yılındaki mülteci hayatının ilk 25 yılında ülkeye girememişti konulan yasak nedeniyle. Adı dar bir çevrede, epeydir  Deniz’in arkadaşı, yazar olarak anılıyor. Halbuki, bir kimlikle ifade edilemeyecek, tek bir meşguliyet […]

Tamamını okuyun»

ASM girişimcilerinden,Bitmeyen Sürgün`ün yazarı Ufuk Bektaş Karakaya ile söyleşi

Sürgünün en ağır yükü kimliğini yitirme korkusudur. Yitirirse kimliğini, yenisini oluşturamamaktan korkar. Sürgün nereye giderse gitsin, acısını, sevincini, hüznünü, anılarını duygu ve düşlerini kalbinde koruyarak yanında götürüyor. Eski tarzda örgüt ve önderlikler miladını doldurdu. Bir dönem kapandı. Eski tarzda devrimcilik bitti. Bu eski tarzda ayak direyen örgütler ve yöneticiler ve onlara önderlik yapmayı sürdüren bugünkü […]

Tamamını okuyun»