Avrupa sürgünleri üzerine

558906_457453104285095_1879565400_nSürgün cezalari, insanlik tarihi kadar eskiye dayanmaktadir. Egemen gücler ezilenlere mazlumlara, düsüncelerini begenmediklerine uygulamislardir, onlari yerlerinden yurtlarindan etmisler, en uzak diyarlara ,deniz asiri ülkelere, adalara göndererek cezalandirmislardir.

En yakin tarihimizde Mussolini, Franko ve Hitler fasist zulüm ve zorbaliklariyla, toplama kamplari ,gaz odalari iskencelerin yani sira ;binlerce yahudiyi, binlerce devrimciyi, bilim adamini ve sanatciyi sürgun etmislerdir.

12eylül fasist darbesinden sonra onbinlerce insan:

  • düsünceleri nedeniyle
  • farkli dinlere
  • farkli dil ve kültürlere
  • kimliklere
  • sahip olduklari icin ülkelerinde yasamlarini devam ettiremez duruma düstüklerinden, yurtlarini terkedip yollara düstuler. Kendilerine yeni yurt aramaya ciktilar, sürgün yollarinda kursunlandilar, kimileri meric nehrinin sularinda boguldular,simdi onlar yunanistanda -Ipsalada kimsesizler mezarliginda yatiyorlar.

Evet kimsesizdiler, gidecekleri yeni bir yer ariyorlardi,vatansiz oldular gocmen oldular multeci ilticaci oldular gittikleri yasadiklari ülkelerde irkciliktan en cok onlar etkilendiler her ülkede ötekilesen zencileri oldular.

Dogduklari topraklardan, ailelerinden cevrelerinden, sevdiklerinden zorla koparildilar geri dönüs umutlari azaldikca özlemler hasretlikler onun getirdigi yalnizliklar acilar artarak dayanilmaz hal aliyordu buna herkes dayanamiyordu.Umutsuzluk caresizlikten bunalima girenler, kendi yasamina son verenler oldu.

Berlinde iltica mahkemesinde atlayarak ölüme giden Kemal Cemal Altun.

Leverkusen sehrinde kendisini agaca asarak yasamina son veren Mümin Kurt cebindeki notta“ benim ölümümden alman ve türk burjuvazisi sorumludur“ diye yaziyordu. Bir yil aradan sonra diger kardesi Ali Kurt yasamina son verdi Kölnde emegin sesi gazetesinde calisan Selcuk Sevinc hayatina son verdi. Biraktigi notta „benim ölümümden alman ilticaci ve yabancilar yasasi sorumludur.“diye yazmisti son olarak kurt politikaci Cemal  Kavak yasmina son verdi. „Ülkemden ayri kalmaya artik fazla dayanamiyacagim diye belirtmisti“ Daha ismini sayamadigimiz 30 a yakin sürgün var.

Sürgün yillari zor yillardir,hüzünlü yillardir yüreklerimizdeki acilarin , özlemlerin hasretliklerin artarak cogaldigi, kanayan yaralarin acildigi yillardir. Bu duygularin actigi burukluklar yillardir devam etmektedir.Yurtsuz ve vatansiz olmak,kalabaliklarin icinde yalnizlik duygusu hep icimize isledi. Bu duygular yasamimizi bir parcasi oldu ülkeye ucmak istesekte kanadi kirik ucamayan kuslar olduk bu kuslardan Nazim Hikmet, Ahmet Kaya, Yilmaz Güney Mehmet Uzun

AramTigran ve ismini sayamadigimiz onlarcasi sürgünde öldü. 7

Nazimin dedigi gibi bazilari baliklari,bazilari gökyüzünde yildizlari sayiyor ama bizler acilari hasretlikleri sayiyoruz…

Basbakan Erdogan okyanus ötesini kast ederek; allah kimseye gurbet ve hasretlik acisi vermesin diyerek Fettullah Gülene dön cagrisi yapiyor. „Bu kadar duyarli“ basbakana soruyoruz özgürlük icin demokrasi icin mücadele eden fasizmin zülmüne karsi olduklari icin 30 yil 35 yildir ülkesinden koparilan 12 eylül sürgunlerinden neden söz etmiyorsunuz .Bu sürgünler binlercedir, yoksa bu ülke babanizin tapulu malimidir..

12 eylül fasizmi sadece politik sürgünleri ve göcleri yaratmadi.Ayni zamanda;Anadolu topraklarinda yasayan, cok dinli cok kultürlü,cok dilli ve kimlikli halkin büyük kesimide sürgünlerden nasibini aldi.inanclarindan dolayi binlerce alevi,ezidi,süryani kendilerini surgünde buldular. Farkli dil ve kultürlerinden,kimliklerinden dolayikürtlerin binlerce köyü yok edildi.Yüzbinlerce kürt kendi ülkesinde bile sürgün yasiyor ve onbinlerce kürt sürgüne cikti.

12 eylül yasalari ve onun kurumlari hala devam ediyor 30 yildir süren kirli savas sürüyor hergün binlerce ton bomba yagdiriliyor kürdistanda tas tasüstünde kalmiyor zulüm zorbalik adaletsizlik kol geziyor ve sürgünler devam ediyor. Kürt yazar arkadasim yazdi vanda gezici ailesinden Sabiha ana bir yil icinde 5 yigit evladini bes dag kartalini sehit veriyor. Hangi vicdan dayanabilir hangi ana bu aciya dayanabilir ve daha cocuklarinin mezarini bilmeyenler bilipte sürgünden dolayi mezarlarini ziyaret edemeyenler…bunlara hangi yürek dayanir..artik yeter… edi bese

Bütün bunlar icin sürgün girisimi gereklidir.

12 eylul darbecilerini yargilama oyununu bozmak icin, fasizmin tüm kurumlarinin dagitilmasi tüm sorumlulari yargilama icin taraf olmaliyiz biz tarafiz demokrasiden, özgürlüklerden emekten ezilenlerden tarafiz vede 12 eylül fasizminin uygulamalarinin magduruyuz..

Bu girisim gec kalmis ama yerinde ve dogru bir girisimdir, gereklidir

Adalet icin, ozgürlük icin, baris icin, hasretliklerimize özlemlerimize son vermek icin gereklidir

Gelecege cocuklarimiza bilim adamlarina arastirmacilara sanatcilara birkimlerimizi ürünlerimizi eserlerimizi yasadiklarimizi sunmak icin gereklidir ve bu ihtiyac gün gibi aciktir.

Evet zor yillar gecti bircok degisim oldu yasadigimiz ülkeleri zorlada olsa ikinci vatan yaptik

konumlarimiz degisti kimimiz isci kimimiz isveren kimimiz akademisyen sanatci olduk zamanla yaklasimlarimiz duygularimiz degisti düsünceler degisti orgutlenme ve mücadele yöntemlerimiz

degisti sürgün yillari acimasizdi her gecen yillarda bizlerdende bir parca götürüyordu bu sürecde duygularimizdada parcalanmalar oldu bu girisimi ayni zamanda kendimizle hesaplasmanin bir parcasi olarakta görebiliriz yipranma ve asinmalarin önüne böyle gecebiliriz

Bu platformda ortak dili yakalamak tabiki zor ama bunu yapmak tarihi olarak önümüzde bir görev

Birlikte omuzomuza mücadele etmek icin demokratik zemin herzamandan daha güclü bunun icin basaracagiz basaracagiz, basarmaliyiz

BIZ SÜRGÜNLERIN NELER ISTIYORUZ

NELER YAPABILIRIZ

Biz kimselere yalvarmiyoruz , biz kimseden birsey dilenmiyoruz, bizler gasb edilen haklarimizin bize tekrar iadesini istiyoruz

Besli fasist cete sanki bu vatanin sahipleriymis gibi dön cagris yaptilar uymayan ve dönmeyen fasizme karsi mücadele eden 13000 kisiyi vatandasliktan attilar vatansiz yaptlar vatan haini ilan ettiler fislediler ajanlari vasitasiyla takip edip sürgünlerin mücadelesini engellemeye calistilar

  • TÜM SÜRGÜNLERIN VATANDASLIK HAKLARI KAYITSIZ SARTSIZ IADE EDILMELI
  • EL KOYDUKLARI MAL VARLIKLARI IADE EDILMELI
  • KAMU HAKLARINDAN MAHRUMIYETE SON VERILMELI
  • BÜTÜN BU ZARARLAR ICIN TAZMINAT ÖDENMELI
  • 12 EYLÜLÜN TÜM KURUMLARI IPTAL EDILMELI, BASTA ANAYASA OLMAK ÜZERE
  • TÜM YASALAR IPTAL EDILMELI
  • 12 EYLÜL YARGILAMALARI TÜM SONUCLARIYLA BIRLIKTE IPTAL EDILMELIDIR
  • TÜM SÜRGÜNLER ÜLKELERINE ÖZGÜRCE DÖNEBILMELERI ICIN SINIRSIZ KOSULSUZ GENEL AF CIKARILMALIDIR.
  • NELER YAPMALIYIZ

12 eylülün tüm sorumlulari generaller iskenceciler yargiclar ve digerlerni tespit ederek. Uluslararasi ceza mahkemelerinde insanliga karsi islenmis suclardan dolayi yargilanmasini saglamaliyiz tüm yasadigimiz ülkelerde uzman hukukcularla görüserek neler yapabilecegimizi arastirmaliyiz tüm avrupa ülkelerindeki demokratik kamuoyunun ,basinin,sendikalarin, partilerin insanhaklari örgütlerinin desteginide alarak laheyde,nürnbergde veya strasburgta bir mahkeme kurmali buna uygun calisma guruplari kurmaliyiz iskenceci katillerin yurtdisina ciktiklarinda tutuklanmalari icin davalar acmaliyiz

VATANSIZLAR MÜZESINI OLUSTURMALIYIZ

Uzun yillar sürgünde bircok sanatcimiz eserler verdi ressamlarimiz karikaturculerimiz müzisyelerimiz yazarlarimiz arastirmacilarimiz bir cok degerleri var anilarimiz yasadiklarimiz gelecekte kusaklara aktarmak icin arastirmacilara sunmak icin arsiv calismasi yapip bunlari müzeye aktarmaliyiz

SÜRGÜNLER SERGISI

Türkiyedeki utanc müzesini getirilmesi icin kölnde calismalar sürüyor. Bu müzenin almanyanin diger yerlerinde baska ülkelere Paris, Londra, Amsterdam, Basel basta olmak üzere alt yapilarinin olusturulmasini saglamak sürgündeki eserleri önce 12 eylül ve sürgünler olarak sergilemek daha sonra bagimsiz sürgün sergisini hazirlamak

KAPANSIN EL KAPILARI BU MEMLEKET BIZIM BU HASRET BIZIM

Avrupada cok degerli surgun ozanlarimiz ressamlarimiz tiyatrocularimiz sairlerimiz ve kültür calismasi yapan arkadaslarimiz var bunlardan olusturacagimiz guruplarla avrupada sürgün gercegini

gündeme getirecek kültürel etkinlikler düzenlemelliyiz

yarim kalmis yasanmamis sevdalarimiz icin hasretliklerimize özlemlerimize son vermek icin

Türkiyedeki adaletsizligi zulmü zorbaligi teshir etmek demokrasi mucadelesine destek olmaliyiz

KURUMSALLASMALIYIZ

BÜTÜN CALISMALARIMIZI ILERI TASIYACAK ARKDASLAR ÖNE CIKMALI

basta almanya olmak üzere sürgünlerin yogun oldugu ülkelerde sürgün guruplari olabilmeli veya komiteleri o ülkenin kurumlarindan sendika parti insanhaklari örgütlerinin destegini almak veya kamuoyu olusturmak bizim platformu destekleyen kurumlarla birlikte calismak omuzomuza

bütün ülkelerde sürgünlerin terapileri icin girisimlerde bulunmak iskencenin izleri sürgün yillarinin actigi yaralari sarmalarinda yol göstermek yardimci olmak

ARTISMAK ICIN YAZILMISTIR

BÜTÜN DUYARLI ARKADASLARIN ELESTIRI VE ÖNERILERINI BEKLERIM

ENVER TOKSOY

 

1060 kez okundu.

Paylaşım:Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someone

One comment on “Avrupa sürgünleri üzerine

  1. Ali Baba Karakaş diyor ki:

    17 Şubat 2013 Pazar 20:47Bu haber 230 kez okundu

    T.C’de Oyun Biter Mi?
    Türkiye Cumhuriyeti 86 yıldan beri Dersim halkının feryatlarını, Anadolu kızılbaşlığına reva gören, yok sayan katliamla bitiremediğini asimilasyonla bitirmeye çalışan zihniyetin resmidir. Bin yıllık devlet geleneğine rağmen hala bölgesinde söz ve erk olamamak, kanla beslenen zihniyetin bir sonucudur.
    Dersimli kızılbaş bir ailenin ferdi olarak halen benliğimde o çığlıklar, küçücük masum çocukların mağaralara koyularak kimyasal bombalarla katledilişleri, kulaklarımda yankılanmaktadır ( Daye Apo) yani Anne, Baba kurtarın bizi çığlıkları, hafızamda o günkü gibi tazeliğini koruyor.

    Şimde ne oldu da tozlu raflardaki kirli çamaşırlar sere serpe ortalıklarda dolaşmaktadır? Evet yaşananlar kılikler arası iktidar savaşının servisleridir. Kızılbaşlık ve Kürtler daima T.C için hep tehlike ve iflah olmaz görüldü ve gereği yapıldı.

    Katliam, yok sayma , asimilasyon , kafataşçı ve tecavüzcü geleneğe sahip devlet geleneği olan T.C, boğazına kadar pisliğe batmıştır. Emekçilere, Kürtlere, Alevilere, Lazlara, Gürcilere, Çerkezlere, Çingenelere, Araplara, Ermenilere, Ezidilere, Süryanilere, Keldanilere ve adını sayamadığımız azınlık milliyetlerin kültürlerine ve dillerine yasaklar uygulanmıştır. Her türlü kirli oyunlarla, halklar birbirine düşman ettirilerek, karşılıklı kırdırılarak çirkin oyunlarla saltanat, günümüze kadar devam etmiştir.
    Cumhuriyet’in temel ilkesi tektip ve itaatkar, boyun eğen insan protipini yaratmaktı.
    Bende varım ve karar mekanizmasında varolmak istiyorum diyen, Dersim ve kürt halkı asimilasyon ve soykırıma uğratılmıştır.
    Ermeni halkı Anadolu’nun kadim halkı iken, nüfusunun yoğun olarak yaşadıkları kentlerde dahi sayısal olarak yok denecek kadar az sayıya düşmüşlerdir. Sadece masalarda dinlediğimiz serüvenler, büyüklerimizin anlatımları Ermenilerin buralarda yaşadıklarının açıklamasıdır. Ezidiler, Keldaniler, Süryaniler Anadolu’nun kadim halkları değil miydiler.?
    Ya, siyasal görüşlerinden dolayı yok edilenler, sürülenler zorunlu ikametgahta vatan özlemi ile günümüzde yaşayanlar ?
    Yukarıda saydığım İnançlarından, ulusal ve politik kimliklerinden dolayı yurtlarından olan biz sürgünler, sesimize ses kattık hep birlikte türkümüzü söylüyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir